Yazan: merichrd Mart 27, 2007
Kerem Dağlı
Uzunca bir süre yayında olduğu halde Gaffur tiplemesinin dâhil olmasıyla ünlenen ve burjuva medyada da gündeme oturan Avrupa Yakası dizisindeki tiplemeler ve aralarındaki ilişki, aslında kulaklarımızın aşina olduğu bazı tartışmaların tekrardan alevlenmesine sebep oldu. Gaffur halk tarafından bir anda ve öylesine benimsendi ki, adına futbol takımları kuruldu, internette onlarca fan kulübü oluşturuldu, Kamu-Sen ve Yapı Yol-Sen’li işçiler eylemlerini Gaffur pijamalarıyla yaptılar, televizyon kanallarının ana haber bültenlerinde yer almaya başladı, “Sümerbank” pijaması yok satacak denli kapışıldı, birçok eğlence mekânında parodileri ve taklitleri yapılmaya başlandı. Kısacası, kimilerince “ezilenlerin sembolü” olarak gösterilen Gaffur toplumsal bir fenomen haline geldi. Yazının devamını oku »
Yazı kategorisi: Kültür/Sanat | 1 Yorum »
Yazan: merichrd Mart 27, 2007
Michele Fabbri
2003 yazı Güney Avrupa’ya çok şiddetli bir kuraklık getirdi. Bazen mevsim normallerinin 8 ilâ 10 derece üzerine çıkan çok yüksek sıcaklıklar kaydedildi.
Bu olağandışı sıcaklık dalgası, Avrupa çapında ölüm oranlarının artmasına ve binlerce insanın ölümüne yol açtı. Eylül ayında durum köklü bir değişim gösterdi ve orta ve güney İtalya’da, Fransa’da ve İspanya’da büyük seller görüldü. Yazının devamını oku »
Yazı kategorisi: Ekoloji | » yorum bırak;
Yazan: merichrd Mart 27, 2007
80’den önceki yazarlar, şampanyayı içmek yerine onun kimyasal
analizini yaparlardı. Zamane yazarları ise yalnızca içiyorlar.
Oysa birincilerinin bunca tahlil çabalarının altında kendilerinin
az sonra içecekleri şaraptan alacakları zevklerden daha fazla insanın
nasıl zevk almasını sağlayacakları isteğiydi. Bu ise gerçekten ciddi bir iştir.
Hem ahlaki hem politik bir iş.
Terry Eagleton/Kuramdan Sonra
Ahmet Yıldız
I. Küreselleşen(!) ulusal devletler
Bilindiği gibi son on-on beş yıldır, Türkiye üzerine her ağzını açanın milat aldığı tarih 1980’dir. «1980’den sonra…“ diye, çoğu gençler için sıkıcı bir biçimde başlayan konuşmalar sayısızdır. Bu vazgeçilmez referans kaynağı tarihin önemini yalnızca bizim ülkemizin tarihine özgü sandık yıllardır. Çünkü gerçekten de bu tarihin arkasındaki gerçek tarih 1980’de alınan ve « 24 Ocak kararları » diye anılan ekonomik kararlardır. Yazının devamını oku »
Yazı kategorisi: Kültür/Sanat | » yorum bırak;
Yazan: merichrd Mart 27, 2007
İNSAN, yaşamını doğal çevrede sürdürürken ihtiyaçlarını da doğal kaynaklardan sağlıyordu. Kurutmayı ve ısınmayı güneşle, tahıl üretimini rüzgarla yapıyor, bir kandilin ışığıyla aydınlanabiliyordu. Nüfus artıp ihtiyaçlar çeşitlenince, “daha çok” ve “daha hızlı”yı isteyen insan, yeni kaynakların arayışına girdi. Önce buharın keşfinde olduğu gibi kullandığı kaynakları yoğunlaştırarak “daha fazla” enerji elde etti. Ancak suda yaptığı yoğunlaştırmayı güneşin dağınık enerjisini birleştirmek için denemek yerine daha kolay bir yolu seçti. Yakılmasıyla daha fazla enerjiyi açığa çıkaran yakıtlara yöneldi. Fakat bu yakıtların çevreye ve atmosfere verdiği zarar, sağladığı faydayı gölgeledi. Yazının devamını oku »
Yazı kategorisi: Ekoloji | » yorum bırak;
Yazan: merichrd Mart 27, 2007
SERA ETKİSİ
Dünya atmosferi çeşitli gazlardan oluşur. Ayrıca küçük miktarlarda bazı asal gazlar bulunmaktadır. Güneşten gelen ışınlar (ısı ışınları/kısa dalgalı ışınlar), atmosferi geçerek yeryüzünü ısıtır. Atmosferdeki gazlar yeryüzündeki ısının bir kısmını tutar ve yeryüzünün ısı kaybına engel olurlar. (CO2, havada en çok ısı tutma özelliği olan gazdır.) Yazının devamını oku »
Yazı kategorisi: Ekoloji | » yorum bırak;