İnsanlık Halleri…

Okuyun, çalışın, ama daha fazla düşünün…

‘Çeşitli’ Kategorisi için Arşiv

GÜNÜMÜZDE AŞK

Yazan: merichrd Nisan 17, 2007

(Bir Öğrenme Süreci)
Herrad Schenk

1933 yılı Almanya’da evlilik konusunda kritik bir tartışmanın başladığı dönemin (Nasyonal Sosyalizmin Hitler’le iktidara açıkça geldiğinin – y.ö.) ilk yılıdır. Aile yapısı içinde barınmakta olan tutucu düşünceler nasyonal sosyalizmle güçlü bir desteğe kavuşuyordu: Nazizm de Katolik Kilisesi gibi “evlilik, cinsellik ve neslin üreme olgusu” arasında birbirinden ayrı tutulamayan bağların öyle olduğu gibi kalmasından yanaydı ve “çürütüp kokuşturucu” bireyselleşme sürecine böyle dur denmeliydi. Ancak çok sonraları, altmışlı yıllarda ve yetmişli yıllar sırasındadır ki yüzyılımızın başlarındaki evlilik tartışmalarını hatırlatan fikirler yeniden alevlendi. Yeni tartışmaları başlatan ateş “Aşk Evliliği” ateşine dönüştü ve 1980′li yıllarda bu ideal evlilik başka bir renge büründü: Öğrenme Süreci Olarak Yaşama Ortaklığı. Yazının devamını oku »

Yazı kategorisi: Çeşitli | » yorum bırak;

Aşk Üzerine

Yazan: merichrd Mart 10, 2007

Doç. Dr. Erol GÖKA

Ben kendimin kölesi

“Nereye gitsek kendimizi de götürüyoruz”. Bu sözün Heidegger’in “Her insan kendi ölümünü ölür” sözü kadar saçma olduğunun farkındayım; saçma ama varoluşumuzun ağırlığını hissettiren… Bu ağırlığı hissedebilmek için sözü kanırtmaktan başka çare kalmıyor. Hep kendimizle baş başayız; zamana ve mekana yayılmış bir halde, varolmaya mecburuz. Varlık karşısında edilgen olmaya, ona boyun eğmeye mahkumuz. O yüzden Levinas, “varolmak lütuf değil, ağırlıktır”; Sartre, “varolmak susamadan içmek gibi bir şeydir” demiştir. O yüzden karanlıkta yalnız kalan çocuk, varolmaktan korkar; onun korkusu karanlıkta beliren korkunç yaratıklardan, fantastik imgelerden, ölmekten değil, bizzat varolmanın kendisindendir; uçsuz bucaksız ve biteviye akıp duran varlık karşında hissettiği çaresizlik duygusundandır. Varoluşun ölümle nihayet bulması bile insanı kapsayan durmak bilmeyen varoluştan daha az korkutucudur. Bizim trajedimiz, bir gün fanilik yazgımıza bağlı olarak hiç olup gideceğimizin değil, varlığın içinde tutsak olmanın; yabancı bir gücün benimiz üzerindeki iktidarının değil, benimizin kendisine bağlanmasının trajedisidir. Yazının devamını oku »

Yazı kategorisi: Çeşitli | » yorum bırak;

Rol çalan aydın tipleri…

Yazan: merichrd Mart 9, 2007

mete_tuncay.jpg 

Mete Tuncay 

Elbette devlet merkezli, otoriter ve ideolojik zihinler toplumsal alanı tek tipleştirerek oradaki alabildiğine zengin anlamlar dünyasını ötekileştirirler. Ötekileşen her yapı merkezden itilir ve önce tanımsız, ardından da mekansız kalır. Yazının devamını oku »

Yazı kategorisi: Çeşitli | » yorum bırak;

İmparatorluk Sanatı

Yazan: merichrd Şubat 14, 2007

Engin Yıldızoğlu

Sun Tzu’nun Savaş Sanatı’nda anlatılan stratejik ve taktik doktrin, sahte bir görüntü sunma ve düşmanı yanıltma üzerine inşa edilmişti. Bu prensipleri “imparatorluk inşa etme sanatına” da uygulayabiliriz sanırım. İmparatorluk inşa etmeye kalkanlar, daha başlangıçta kendi vatandaşlarını ve müttefiklerini bu projenin başarılı olacağına inandırmalıdır. Bu, imparator adayının zaafları gizlenerek, gücü abartılarak başarılabilir. Yazının devamını oku »

Yazı kategorisi: Çeşitli | » yorum bırak;

Korku duvarları

Yazan: merichrd Şubat 14, 2007

Thierry Paquot*

Hoşgörü, kültürlerarası diyalog, halklar arası değişim hiçbir zaman bu yüzyılın başındaki kadar anımsatılmadı. Bununla birlikte hemen her yerde yeni duvarlar yükseliyor: Bağdat’ta, Batı Şeria’da, Padoue’de (İtalya), Botsawa’da, ya da dün Cuincy’de (Fransa), ya da Ùstì nat Labem’de (Çek Cumhuriyeti) olduğu gibi vb. İnternette giriş kapısını aşmak için kod gerektiren potansiyel duvarları unutmadan… Duvar korumaktan çok ayırıyor. Duvarı aşmak için her zaman çentikler ya da daha sofistike silahlar bulunuyor. Bununla birlikte bu duvarların çoğalmasını engellemiyor, sanki madden yaralanabilir olmaktan çok sembolik olarak yıkılamazmış gibi. Yazının devamını oku »

Yazı kategorisi: Çeşitli | » yorum bırak;