Yazan: merichrd Nisan 17, 2007
Sina Akşin
Bu yazıda, bedevîlik-barbarlık ve uygarlığın gelişmesi konusunda İbn Haldun’un, Engels’in ve Kıvılcımlı’nın bazı ana görüşlerine kısaca değinmek istiyorum.
İbn Haldun 1332 ve 1406 yılları arasında yaşadı. İspanyol istilâsı karşısında Endülüs’ten Tunus’a göçmüş köklü bir ailenin çocuğu idi. Dedeleri İspanya’ya Hadramut’tan gitmişlerdi. Devlet adamlığı, kadılık, bilim adamlığı yaptı. O devir için belki asıl önemlisi, çok yer gördü: İspanya, bütün kuzey Afrika, Suriye. Timur’un istilâsını önlemek için onunla görüşmeler yaptı. Mısır’da öldü (H, s. 95-9). Yazının devamını oku »
Yazı kategorisi: Tarih | » yorum bırak;
Yazan: merichrd Mart 20, 2007
KUTSAL ENGİZİSYON
Kutsal Örgütün Doğuşu ve Gelişimi
ENGİZİSYON, Roma Katolik Kilisesi tarafından din sapkınlığını bastırmak ve ortadan kaldırmak amacıyla kurulmuş bir adalet mahkemesi ya da bu türden bir kürsü idi. Tarihi bin yıl önce Engizisyon tarafından başlatılan ve din sapkınlığına karşı verilen bu savaşta, daha önce de gördüğümüz gibi, sapkınlar Hıristiyanlığın doğuşundan itibaren acımasızca avlanıyorlardı. İS 382’de, sapkınlıktan suçlu bulunanların infaz edilmesini öngören bir yasa çıkarıldı. Sonraki birkaç yüzyılda, Hıristiyanlığın güçlü bir biçimde yerleşmesiyle, sapkınların Kilise tarafından cezalandırılmaları o kadar açık, doğrudan ya da amansız değildi. Sapkınlık suç sayıldığından, itham edilen herkes, aforoz edildi ve Kilise de genel olarak bu işleyişten hoşnuttu. Kimi zaman, büyük bir olasılıkla kışkırtmalar sonucunda, sapkınlara çok daha fazla şiddetle davranıldığı, sapkınların hareketlere uğradığı, hatta zaman zaman idama mahkûm edildiği bile oldu. Yazının devamını oku »
Yazı kategorisi: Tarih | » yorum bırak;
Yazan: merichrd Mart 16, 2007
Ugur Hasan Yazgan
Insanoglunun ilk zamanlarinda ihtiyaçlari basit ve azdi. Zaman geçtikçe nüfusun artmasi ihtiyaçlarinda artmasina sebep olmustur. Insan akilli bir varlik oldugundan, ihtiyaçlarini karsilamak için degisik aletler ve araçlar üretmistir. Insanoglu ilk hesap islerini parmak hesabi ile ve parmak hesabinin yeterli olmadigi yerlerde de çakil taslarini kullanarak yapmistir. Ihtiyaçlarinin artmasi insanoglunu degisik aygitlar icat etmeye mecbur kilmistir. Imalat tabanina dayali olan ekonomimiz ; günümüzde, enformasyon tabanli olarak degismektedir. Teknolojik gelismelerin enformasyon akisini otomatiklestirmesi çok büyük ölçüde artan bilgi olusumunu,dagilimini ve saklanmasini mümkün kilmaktadir. Sirketlerin piyasada kalici olabilmeleri için üretimlerini arttirip,maliyetlerini azaltmaya çalismalari, otomasyonun çok büyük bir hizla gelismesine neden olmaktadir. Günümüz ofislerinde gerçeklesen, elle yapilan çalismalardan bilgisayarli sistemlere geçis devriminin kökleri 17. yüzyila dayanmaktadir. Yazının devamını oku »
Yazı kategorisi: Tarih | » yorum bırak;
Yazan: merichrd Mart 16, 2007
İstanbul’un tarihi 300 bin yıl önceye kadar uzanır. Küçükçekmece gölü kenarında bulunan Yarımburgaz mağarasında yapılan kazılarda insan kültürüne ait ilk izlere rastlanmıştır. Bu dönemde gölün çevresinde Neolitik ve Kalkolitik insanların yaşadığı sanılmaktadır. Çeşitli dönemlerde yapılan kazılarda, Dudullu yakınlarında Alt Paleolitik Çağ’a, Ağaçlı yakınlarında ise, Orta Paleolitik Çağ ile Üst Paleolitik Çağ’a özgü aletlere rastlanmıştır.M.Ö. 5000 yıllarından itibaren başta Kadıköy Fikirtepe olmak üzere Çatalca, Dudullu, Ümraniye, Pendik, Davutpaşa, Kilyos ve Ambarlı’da yoğun bir yerleşimin başladığı sanılmaktadır. Ama bugünkü İstanbul’un temelleri M.Ö. 7. yüzyılda atılmıştır. M.S. 4. Yüzyılda İmparator Constantin tarafından yeniden inşa edilip, başkent yapılmış; o günden sonra da yaklaşık 16 asır boyunca Roma, Bizans ve Osmanlı dönemlerinde başkentlik sıfatını sürdürmüştür. Aynı zamanda, İmparator Constantis ile birlikte Hristiyanlığın merkezlerinden biri olan İstanbul, 1453′te Osmanlılar tarafından fethedildikten sonra Müslümanların en önemli kentlerinden biri sayılmıştır. Yazının devamını oku »
Yazı kategorisi: Tarih | » yorum bırak;
Yazan: merichrd Mart 14, 2007
* Osmanlıların ilk Beylik merkezleri ve bir bakıma ilk başkentleri Söğüt Kasabası dır. Daha sonra sırasıyla Yenişehir, Bursa, Edirne ve İstanbul başkent oldu.
* Osmanlı tarihinde ilk savaş,1284 yılında Bizans tekfurlarıyla yapılan Ermeni Beli savaşıdır. Yazının devamını oku »
Yazı kategorisi: Tarih | » yorum bırak;