Önce parçala modeli : BOP

Prof.Dr.Türkel Minibaş

“Artık her yer bir cephe. Hepimiz Washington’da, New York’ta, İstanbul’da Madrid’de, Özbekistan’da bu savaşın ön saflarındayız.”

Richard Myers

Richard Myers her hangi biri değildi. ABD’nin Genel Kurmaybaşkanı, yani Ortadoğu’yu yeniden biçimlendirme projesinin başkomutanıydı. Dolayısıyla, her cümlesi dikkate alınması gerekirdi.

Ne var ki, Myers’ın Ortadoğu’daki savaşta Türkiye’nin de yerini gösteren bu sözleri Türk basınında pek ses getirmedi. Hem de Türkiye’nin ABD ile ilişkilerini NATO’daki konumu nedeniyle “evlilik” birlikteliğine benzetmesine rağmen!

Oysa Myers, Türk-Amerikan Konseyi’nde yaptığı konuşmasında savaşın Irak’la sınırlı olmadığını… Washington’dan Özbekistan’a kadar uzanan savaş alanında Türkiye’nin ABD’nin yanında yeralacağı bir ilişkiden sözediyordu.

Tabi ki burada sözü edilen savaş pastasından Türkiye’ye düşecek pay değil, nihai hedef doğrultusunda Türkiye’ye biçilen görev ve fedakarlık alanı! Açıkçası, bazılarının sandığı gibi Musul petrolleri, Ortadoğu’yu yeniden yapılandıracak ihaleler değil..! Nihai hedef olan Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) için Türkiye’nin katacakları!!

Malum BOP dediğiniz, Ortadoğu’yla sınırlı bir proje değil. Petrol, enerji ve doğal kaynak alanları ile verimliliği yüksek tarım alanlarının bulunduğu geniş bir alanı kapsamakta. Irak, Suriye, Lübnan, Ürdün, İran, Mısır, Kuzey Afrika ülkeleri, Kafkasya’yı da içeren bir alan bu.

Ne var ki, bu alanda yeralan ülkelerin Müslümanlık dışında ortak özellikleri pek yok. Kimi Türk Cumhuriyetleri’nde olduğu gibi yeni kurulmuş, kimi emirlikler halinde yönetilmekte, kimisi de II.Dünya Savaşı sonrasında bağımsızlık kazanmış geçmişin sömürge ülkeleri.

Dikkat ederseniz, hepsi de demokrasinin kurumsallaşmadığı ülkeler. Dolayısıyla, parçalanarak ve küresel sürece uygun şekilde yeniden kurulmaları mümkün!

İş ki bu ülke halkları buna “rıza” göstersin!! Demokrasi geleneğine sahip olan toplumlar da bu rızayı onaylasın!

Yani? Ulus devletin ülke kaynaklarını toplumun çıkarları doğrultusunda kullanmak ve kullandırmak yetkisini piyasa ekonomisine devretmesine karşı çıkmasın.! Başka deyişle, kendi payından vazgeçmeye rıza göstersi

Rıza yaratmak kolay mı?

BOP haritasına giren ülkelerde bu yetki devrinin nasıl işleyeceği artık herkesçe malum. Başta enerji olmak üzere ülke kaynaklarının özelleştirmeyle ulusötesi sermayeye devri; devretmeyeninkine de el konulduğu bir model bu.

Bazen Taliban yönetimindeki Afganistan örneğinde olduğu gibi baskıcı yönetimlerin toplumun ekonomik, sosyal ve kültürel kazanımlarını yok etmesine göz yumulur ve… Durum ne kadar vahim olursan olsun ülkenin paylaşımındaki yeri netleşinceye kadar müdahale edilmez.

Örnek mi? II.Petrol Boru Hattı Projesi’yle kuzeydeki petrolün Hint Okyanusu’na Afganistan üstünden aktarımının daha güvenli ve düşük maliyetli olacağının kesinleşmesiyle birlikte Afganistan’a terör bahanesiyle el konulması.!

Bazen de Filistin-İsrail örneğinde olduğu gibi, petrol bölgesinin temizlenmesi görevini sistemin ajanları üstlenir. Ajan ülke, sürekli saldırı yöntemiyle hem karşı tarafı paylaşım alanında yaşatmaz. Hem de komşulara örnek oluşturmasını önler.

Irak örneğinde olduğu gibi, eğer ülke dünyanın en yüksek petrol rezervine sahip ikinci ülkesiyse… Önce diktatörler yaratılır. Diktatör ülkede iş, eğitim, sağlık gibi temel sorunları çözse de etnik guruplara yönelik şiddet uygulamalarıyla parçalanma sürecine zemin hazırlar. Örneğin ABD, Saddam’ın 1988 Halepçe, 1990 Kuveyt saldırılarına önce göz yummuş sonra da… Her iki saldırıyı 1991 Körfez Savaşı ve 2003’te başlayan Irak’ı işgaline bahane eylemiştir.

Dikkat ederseniz, her üç örnek de petrol üretim ve dağıtım alanında olan islam ülkelerinden. Bu ülkeler için petrol, ABD gibi kapitalizmin egemenleri karşısında en temel pazarlık gücünü oluşturmakta. Bu yüzden de “rızalarını almak” kanlı oluyor.!!

Bu ülkelerde İslam, sadece dini değil yaşamın tüm alanlarını biçimlendirmekte. Dahası, çoğu ülke halkı için kapitalizme karşı bir duruşun simgesi. Bu açıdan, BOP’un geleceği için bir tehlike. Öte yandan, mezhep ve tarikatların egemenliği ulusal hareketleri engellediğinden BOP’un önünü açmakta.

İşte size, İsrail’in Filistin’i bombalamasını protesto edenlerin Irak’taki işkence ve katliamlar karşısında sessiz kalmasının nedeni!

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: