Entellektüel Sermaye Yönetimi

YRD. DOÇ. DR. GÜLÇİN BÜYÜKÖZKAN

Entellektüel Sermaye Nedir, Ne Değildir?Bilgi çağını yaşadığımız günümüzde her alanda etkisini gösteren çok hızlı bir değişime tanık olmaktayız. Yeni pazarların yaratılıp genişletilmesi, globalizasyon nedeniyle rakip sayısındaki artış, iletişim ve bilişim teknolojilerindeki yenilikler vb. gelişmelere paralel olarak yönetim tarzları da değişmekte ve bilgiyi esas alan yönetimler ön plana çıkmaktadır. Bilgi ekonomisini ve bilgi yönetimini amaçlayarak yeniden yapılanmaya giden şirket sayısının sürekli artması, bu değişimin bir göstergesidir. Artık en güçlü şirketler, en büyük maddi ve finansal varlıklara sahip şirketler değil, entellektüel sermayelerini güçlendirebilen ve bu sermayeyi en etkin ve en etken şekilde yönetebilen ve kullanabilen şirketlerdir.

‘Duyumsanmayan’ veya ‘görünmeyen’ varlıklar olarak da adlandırılan ‘entellektüel sermaye’ kavramı ile genellikle bir şirketin sahip olduğu kayıtlı bilgiler ve şirketteki çalışanların bilgi, beceri ve deneyimleri kastedilmektedir. Entellektüel sermaye, insan, organizasyonel ve ilişkisel olmak üzere üç temel alt bileşenden oluşmaktadır. Sözkonusu bileşenler dinamik, karmaşık, bulanık ve özgün özelliklere sahip olduklarından incelenmeleri ve yönetilmeleri zor ve kapsamlı bir çalışma alanı olarak ortaya çıkmaktadır. Bu çalışmanın amacı, soyut bir nitelik taşıyan entellektüel sermayenin bir şirkette etkin ve etken bir biçimde yönetilmesine destek olacak metodolojik bir süreç önermektir.

Bu yazı beş ana bölümden oluşmaktadır. İkinci bölüm kısaca entellektüel sermaye kavramı ve temel bileşenlerini özetlemektedir. Üçüncü bölüm entellektüel sermaye yönetimi için önerilen metodolojiyi ve uygulama adımlarını açıklamaktadır. Dördüncü bölüm entellektüel sermaye yönetim süreç adımlarının endüstriyel ortamda uygulanmasıyle elde edilen sonuçları özetlemektedir. Son bölümde ise çalışmanın kısa bir değerlendirilmesi yapılmaktadır.

Entellektüel Sermaye Kavramı

Entellektüel sermaye nedir ?

1969 yılında ilk olarak John Kenneth Galbraith tarafından kullanılan entellektüel sermaye terimi, özellikle son yıllardaki teorik ve endüstriden uygulamalı yayınlarla (Bassi ve van Buren, 1999) (Bontis ve Choo, 2001) (Edvinsson ve Malone, 1997) (Stewart, 1997) (Sveiby, 2001) (Wiig, 1997) ve sadece bu konuya özgün dergilerin yayımlanması (JIC, 2001) ve konferansların, seminerlerin düzenlenmesiyle (IC, 2001) (Stewart, 2000) popülerlik kazanmıştır. Galbraith bireysel entellektüel sahiplikten bahsederken, artık günümüzde işletmelerin sahip olduğu entellektüel sermaye kavramı üzerine yoğunlaşmaktadır. Gelişen bilgi ekonomisi trendine paralel, organizasyonel anlamda entellektüel sermayenin ilk olarak Thomas Stewart tarafından Haziran 1991 tarihinde kaleme alınan “Brainpower (Beyin Gücü)” makalesi ile gündeme geldiği kabul edilmektedir. Bu makalede entellektüel sermaye, “işletmeye piyasada rekabet avantajı sağlayan, işletme çalışanlarının bildiği herşeyin toplamı” (Stewart, 1991) olarak tanımlanmıştır. Stewart’ın diğer entellektüel sermaye tanımları arasında ise “Buluşçuluk ve yenilenmenin kaynağı olan bireyin bilgi ve know-how birikimi” veya “insan beyinlerinde gömülü olan yetenek, beceri, uzmanlık” sayılabilir (Stewart, 1994). Stewart, 1997 yılında yayımlanan “Entellektüel Sermaye: Örgütlerin Yeni Zenginliği” adlı kitabında ise entellektüel sermayeyi, “elde edilmiş kullanışlı bilgi” olarak en genel şekilde tanımlamakta ve bunun örgütün süreçlerini, teknolojilerini, patentlerini, iş görenlerinin becerilerini ve müşteriler, tedarikçiler ve diğer ilişkili taraflar hakkındaki bilgileri içerdiğini belirtmektedir. Kapsamlı bir başka tanım ise Annie Brooking (1996) tarafından yapılmaktadır. Brooking’e göre entellektüel sermaye, “işletmenin faaliyetini sürdürebilmesini sağlayan maddi olmayan varlıkların tümü”dür. Klein ve Prusak ise entellektüel sermayeyi “daha yüksek değerli bir varlık üretmek üzere formalleştirilmiş, elde edilmiş ve harekete geçirilmiş entellektüel malzeme” olarak tanımlamaktadır (Klein ve Prusak, 1994). İlk profesyonel entellektüel sermaye yöneticisi olarak bilinen, konunun bir başka öncü ismi Leif Edvinsson ise entellektüel sermayeyi “değere dönüştürülebilen bilgi” olarak tanımlamaktadır. Edvinsson işletmelerin insan sermayesi ve organizasyonel sermaye olmak üzere iki temel görünmeyen varlığı olduğunu ve entellektüel sermayenin bunların toplamını ifade ettiğini belirtmektedir (Edvinsson ve Malone, 1997).

Bilgi yönetiminin önemli bir alt konusu olarak kabul edilen entellektüel sermaye için geniş anlamda şöyle bir tanımlama yapılabilir : “Entellektüel sermaye, k‰ra dönüştürülebilen bilgidir ve bu bilgi, işletmenin fikirlerinin, yeniliklerinin, teknolojilerinin, genel bilgilerinin, bilgisayar programlarının, dizaynlarının, veri kullanma yeteneklerinin, ilişkilerinin, süreçlerinin, yaratıcılıklarının ve yayınlarının bir bütünü olarak tanımlanabilir”. Şekil 1, entellektüel sermaye elemanlarından bazılarını sıralamaktadır.

Entellektüel sermaye statik bir varlıktan çok, işletmenin gereksinimlerine uygulandığında ekonomik ve sosyal açılardan katma değer yaratan dinamik bir kavramdır (Bontis, 1998) (Edvinsson ve Sullivan, 1996) (O’Regan ve O’Donnell, 2000). Geleneksel muhasebe anlayışına göre entellektüel sermayenin karşılığı şerefiye olarak görülebilir. Yabancı bilançolarda bu “goodwill” kavramına karşılık gelmekte ve bu da işletmenin pazardaki ününü simgelemektedir. Ancak işin özü, entellektüel sermayenin sadece defter değeri ile piyasa değeri arasındaki fark olmadığı, onun, spekülatif faktörler de dahil, görünmeyen değerlerden oluştuğudur.

“Duyumsanmayan” veya “görünmeyen” varlıklar olarak da adlandırılan entellektüel sermaye üzerine yapılan çalışmalar temel alınarak özet olarak şunları söyleyebiliriz :

· Entellektüel sermaye, bir şirketin en önemli rekabet kaynağıdır.

· Entellektüel sermaye, şirket bilançosunda görünmeyen, şirketin “saklı” varlıklarının bir toplamıdır. Bu nedenle, hem organizasyonu oluşturan üyelerin bilgilerini, hem de bu kişiler işten ayrıldıklarında şirkette kalan bilgiyi içerir.

· Bir şirketin gelecekteki başarısı, bugün sahip olduğu entellektüel sermayesinin nasıl yönetildiğine bağlıdır.

Entellektüel sermaye modelleri ve bileşenleri

İşletmeler için çok değerli olan bu sermayeyi daha iyi tanımlayabilmek ve inceleyebilmek amacıyla araştırmacılar çeşitli entellektüel sermaye modelleri geliştirmişlerdir ve günümüzde entellektüel sermayenin pek çok tanımıyla birlikte çeşitli entellektüel sermaye modelleri de mevcuttur. Bu çalışmada bu modellerden sadece üçü kısaca tanıtılacaktır.

Skandia modeli tanınmış entellektüel sermaye modellerinden biridir. Skandia, yıllık finansal raporuna entegre ederek dünyada ilk entellektüel sermaye raporunu yayımlayan İsviçre şirketidir. Bu raporda entellektüel sermayenin insan ve yapısal olmak üzere iki temel bileşenden oluştuğu belirtilmektedir (Skandia, 1996). Bu rapora göre, yapısal sermaye müşteri ve organizasyonel sermaye olmak üzere iki alt bölüme ayrışırken, organizasyonel sermaye de kendi altında yenilik ve süreç sermayelerine ayrılmaktadır. Şekil 2 Skandia şirketinin entellektüel sermaye modelini göstermektedir.

Bir başka entellektüel sermaye modeli Roos ve Roos’un önerdiği modeldir ve bu modelde entellektüel sermayenin, insan sermayesi, yapısal sermaye ve ilişkisel sermayenin karşılıklı etkileşiminden oluştuğu savunulmaktadır (Roos ve Roos, 1997). Diğer bir ifadeyle, entellektüel sermaye bir şirketin pazardaki liderliğini, satışlarındaki sürekli gelişmeyi, ve hissedarları için değer yaratımını sağlayan ‘duyumsanmaz varlıkların’ bir bütünü olarak ele alınmıştır. Burada, insan sermayesi, çalışanların bilgi, beceri ve deneyimlerinin tümüdür. Yapısal sermaye ise iş süreçleri ve yenilik-geliştirme sermayelerinden oluşmaktadır. Şekil 3 bu tanımın daha geliştirilmiş halini modelize etmektedir.

Sveiby ise, Şekil 4’te gösterildiği gibi, entellektüel sermaye modeli bileşenleri olarak içsel yapı, dışsal yapı ve çalışanların yeteneklerini kabul etmektedir (Sveiby, 1997). Bu modelde içsel yapı organizasyon seviyesindeki duyumsanmayan varlıklardır ve şirket kültürü, bilgi sistemleri, çalışma şekli bunun elemanlarıdır. Yani bir bakıma organizasyonel sermayedir. Çalışanların yetenekleri, insan sermayesinin bileşenlerini, yetenek, deneyim vb. özellikleri kapsar. Dışsal yapı ise çevreyle ilişki sonucu oluşan sermayedir.

Başka yazarlar tarafından farklı şekilde sınıflandırılmış ya da adlandırılmış olsa da (bakınız Tablo 1), entellektüel sermayenin insan sermayesi, organizasyonel sermaye ve ilişkisel sermaye olmak üzere üç temel alt bileşenden oluştuğu kabul edilmektedir (Lynn, 1998). Bu çalışmanın devamında entellektüel sermayenin bu yapılanması baz alınarak kullanılacaktır.

Entellektüel sermaye temel bileşenleri kısaca şu şekilde özetlenebilir:

· İnsan sermayesi: İnsan sermayesi, entellektüel sermaye modellerinin temel bileşeni olarak kabul edilmektedir. En basit haliyle bir işletmenin çalışanlarına ait bireysel bilgi stoğu olarak tanımlanabilir (Bontis ve diğerleri, 2001) ve çalışanın bilgi, beceri, motivasyon ve iş yapma sermayelerine bağlıdır. Bu sermayeyi geliştirmek ise, çalışanların fikirlerine önem vererek ve iş geliştirmeye yönelik önerilerini dinleyerek gerçekleştirilebilir.

· Organizasyonel sermaye: Organizasyonel sermaye, akşamları işten ayrılırken çalışanların ‘evlerine götürmedikleri’ sermaye olarak tanımlanabilir. Her kuruluşun kendine özgü bir organizasyonel sermayesi bulunmaktadır ve bu sermaye kuruluş elemanları tarafından paylaşılmaktadır. Teknolojiler, icatlar, yayınlar ve süreçler yasalarla koruma altına alınan organizasyonel sermaye türlerini oluştururken, diğer taraftan da şirket stratejisi ve kültürü gibi organizasyonel sermaye türleri bulunmaktadır. Şirketteki yapısal bilgiler, iyi bir şekilde muhafaza edilmeli, ve tekrar kullanım için gerektiğinde kolayca bulunabilmelidir. Böylece bu bilgiler, şirketten ayrılan personele bağlı olarak değişime ve kaybolmalara maruz kalmamaktadır. Organizasyonel sermaye iki ana bölüm altında incelenebilmektedir: Şirketin şu anki durumunun incelenmesine yarayan organizasyonel sermaye, yani iş süreçleri sermayesi ve şirketin gelecekteki durumuna yönelik organizasyonel sermaye, yani yenilik ve geliştirme sermayesi.

· İlişkisel sermaye: Şirketler, rakipleri ile en iyi şekilde rekabet edebilmek için ilişkilerle elde edilen bilgileri çok iyi kullanmalıdırlar. Çevrenin en önemli elemanlarından biri ise, müşteridir. Günümüzde, müşteriyi en iyi şekilde tatmin ve memnun etmek, çoğu şirketin ortak amacıdır. Müşteri dışında, tedarikçilerle, ortaklarla ve yatırımcılarla ilişkiler de bu sermayeye dahildir.

Entellektüel Sermaye Yönetimi

İşletme performansını artırmak ve rekabet avantajı sağlamak amacıyla önerilen entellektüel sermaye yönetim süreci Tablo 2’de belirtildiği gibi dört temel adımdan oluşmaktadır.

Entellektüel sermaye kavramsal modeli

Daha evvelki bölümlerde belirtildiği gibi entellektüel sermaye soyut, dinamik ve etkileşimli bir kavramdır. Dolayısıyla içinde bulunulan sektöre, işletme stratejik amaç ve hedeflerine, çalışanların profili vb. özelliklere bağlı olarak her işletmeye ait entellektüel sermaye modeli ve bu modelde yer alan bileşenler farklılıklar gösterebilir. Gene aynı nedenlerden dolayı, entellektüel sermaye modeli aynı bile olsa, modelin bileşen ve alt bileşenlerinin işletme ve/veya departman için önem dereceleri, yani ağırlıkları değişebilir. Bu nedenle Şekil 5’te örnek olarak verilen temel bir modelden hareketle işletmeye en uygun yapı belirlenmeli ve çalışmalar bu yapı üzerinde sürdürülmelidir.

Entellektüel sermaye performans ölçümlemesi

“Ölçümlenemeyecek şey yönetilemez” özdeyişi bir işletmenin hedeflediği herhangi bir çalışması için geçerli olduğu kadar entellektüel sermayesi için de geçerlidir. Bir şirketin entellektüel sermaye performansının ölçülmesinin, o şirket için bir çok faydası vardır (Eirma, 1999). Örneğin hissedarlar için, şirketin piyasa değerini değerlendirmek ve şirketin şeffaflığını arttırmak vb. konularda, yöneticiler için ise kötü finansal sürprizleri önceden görebilmek ve yönetim sistemlerini iyileştirmek vb. konularda faydalı olabilir. Bu nedenle bu adımda soyut bir nitelik taşıyan entellektüel sermayenin, bir başka deyişle daha evvel değinilen üç temel bileşenin işletmedeki performansının ölçümlenmesine çalışılmalıdır.

Entellektüel sermaye ölçüm modelleri en basit formülden çok daha karmaşık yapıdaki formüllere kadar uzanmaktadır (Stewart, 1997). Nitekim entellektüel varlıkları ölçme yöntemleri üzerine detaylı bir çalışma Sveiby (2001) tarafından yayımlanmıştır. Sözkonusu çalışma onyedi değişik yaklaşımla entellektüel sermayenin dolar ve pazar değerleri bakımından incelenmesini içermektedir. Biz ise bir işletmenin “entellektüel sermaye performansının” ölçümü ile ilgileniyoruz. Entellektüel sermaye performansı, sürekli iyileştirme ilkesine uygun, entellektüel sermayenin zaman içindeki gelişimini izlemeye imkan vermektedir.

Entellektüel sermaye performansını ölçmek amacıyla 1998 yılında Nick Bontis tarafından geliştirilen ve uluslararası kabul gören bir çalışma baz alınmaktadır (Bontis, 1998) (Bontis ve diğerleri, 2000). Tablo 3, Tablo 4, Tablo 5 ve Tablo 6’da verilen 63 faktör referansıyla bir işletmenin entellektüel sermaye performansı ölçümlenmektedir.

Entellektüel sermaye performans değerlendirilmesi

Tablo 3, Tablo 4 ve Tablo 5’de verilen faktörler 7’lik Likert skalası üzerinden, Tablo 6’da belirtilen faktörler ise 10’luk Likert skalası ile değerlendirilmektedir. « T » kod uzantılı performans faktörleri ise tersten değerlendirmeye alınmaktadır.

Her bir alt sermayenin farklı boyutlarını ölçmeye yarayan faktörlerin değerlendirilmesiyle entellektüel sermaye soyutluktan sıyrılıp somutlaşmakta, yani rakamlarla ifade edilebilir şekle dönüşmektedir. Bu yolla entellektüel sermaye performansının ilerlemesi ya da gerilemesi ölçülebilir bir hal alır. En fazla faktör ağırlığına sahip olan bileşen, o işletmenin entellektüel sermayesinin en önemli parçasını oluşturur. Dolayısıyla işletme yatırımlarını bu bileşene yönelik olarak yapmalı ve bu sermayeyi iyileştirmeye çalışmalıdır.

İşletme stratejik planlarının belirlenmesi

Entellektüel sermaye performansının sonuçlarına bağlı olarak eylem planlarının belirlenmesi, seçimi ve geliştirilmesi aşamasında işletmenin içsel ve dışsal boyutlarının analiz sonuçları ile işletme amaçlarının oldukça önemi vardır.

İçsel boyutunu araştırırken,

· l İşletme gerçekte ne gibi bir işle uğraşıyor?

· l İşini ve gelecekteki planlarını neye göre belirliyor?

· l Güçlü ve zayıf yanları nelerdir (SWOT analizi)?

· l Büyümesi için nelere ihtiyacı var?

· l Hedefine ulaşmak için neler yapıyor ?

· l Sergilediği performans nedir ve yeterli midir?

· l Ne gibi destek sistemlerinden yararlanıyor?

· l İnsan kaynağına ve onların eğitimine ne kadar önem veriyor?

· vb. sorular firmanın iç yapısını ne kadar etkin kullandığı hakkında bize bilgiler verir.

· İşletmenin dışsal boyutunu daha iyi kavrayabilmek için ise,

· l İşletmenin ekonomik, teknolojik, sosyolojik ve politik yapısını etkileyen dış etmenler nelerdir?

· l İşletmenin pazardaki yeri nedir?

· l İşletme piyasa içinde küçülmekte mi, yoksa gelişmeler kaydediyor mu?

· l İşletmenin pazarda ulaşmak istediği kitle nedir?

· l İşletmenin rakipleri kimlerden oluşuyor?

· l İşletme rekabet piyasasında mücadele edecek kapasiteye sahip mi?

gibi sorular sorulabilir.

Tüm bu sorulara verilen yanıtlar işletmenin stratejik açıdan vizyonunu oluşturmasında yardımcı olacaktır.

Stratejik gelişim aşamasında ise işletme entellektüel sermaye iskeleti şu şekilde çıkarılabilir:

· l Vizyona erişmek için çıkarılan iş stratejisi

· l Bu vizyon ve stratejiye uygun bir entellektüel sermaye yönetimi ve rol tayini

· l Değer yaratımı ve çıkarımı mekanizmasının kurulması

· l Mekanizmada yer alacak rollerin dağılımı

· l Entellektüel sermayenin yönetim, işletme ve idare sistemlerini kurmak

· İnsan kaynakları

· İş süreçleri

· Yararlanılacak yönetim bilişim sistemleri

· Karar süreçleri ve karar destek sistemleri

· Veri, bilgi tabanları

Bütün bunlar dikkate alınarak, entellektüel sermaye performansının özellikle düşük olduğu alt bölümlerle ilgili olarak işletme için eylem planlarının saptanması gereklidir.

Vaka analizi : THY A.O. Yer İşletme Ünitesi, Entellektüel Sermaye Yönetimi Projesi

THY A.O. Genel Müdür Yardımcılığı (Yer İşletme) Ünitesi için entellektüel sermaye kavramının detaylı bir şekilde tanımlanması ve söz konusu sermayenin performansının ölçümü ve değerlendirilmesi amacıyla bir çalışma gerçekleştirilmiştir. Entellektüel sermaye yönetim süreci için belirlediğimiz dört temel adımın gerçekleştirilmesi için THY A.O. Yer İşletme Ünitesi üst kademe yöneticilerine ve yöneticilerin belirlediği bazı çalışanlara iki bölümden oluşan ve bire bir görüşmelerle gerçekleştirilen bir anket çalışması uygulanmıştır. Görüşmelerden ve anketlerden elde edilen bilgiler doğrultusunda THY A.O. Yer İşletme Ünitesi için entellektüel sermaye yönetim süreç adımları gerçekleştirilmiştir. Bu bölümde bu çalışma ve elde edilen sonuçlar kısaca özetlenmektedir.

THY A.O. Yer İşletme Ünitesi entellektüel sermaye kavramsal modeli

THY A.O. Yer İşletme Ünitesi’nde yapılan görüşmelerle, literatür bazlı temel tanımlamalardan yola çıkarak, entellektüel sermaye kavramının ne olduğu, entellektüel sermaye modelinin bileşen ve alt bileşenleri ve bunların önem dereceleri ve ağırlıkları THY A.O. Yer İşletme Ünitesi için belirlenmeye çalışılmıştır.

Elde edilen bilgiler ışığında entellektüel sermayeyi oluşturduğu belirtilen 15 faktör önem derecelerine göre Tablo 7’de verilmiştir. Entellektüel sermaye temel bileşenlerinden yola çıkarak THY A.O. Yer İşletme Ünitesi için entellektüel sermaye kavramsal modeli tüm alt bileşenleri ile oluşturulmuştur. Şekil 6 bu modeli göstermektedir. THY A.O. Yer İşletme Ünitesi için temel bileşenlerin ağırlıkları da üst kademe yöneticilerin görüşleri doğrultusunda saptanmıştır. Tablo 8 entellektüel sermaye modeli temel bileşenlerinin, Tablo 9 ise alt bileşenlerinin yüzdesel önem derecelerini vermektedir.

Yapılan görüşmelerde Tablo 8’de direkt gözükmeyen « kültürel » ve « sosyal » sermayenin de önemi vurgulanmış ve olmazsa olmaz koşul olarak nitelendirilerek organizasyonel sermaye içinde değerlendirilmeye alınmıştır. Bu konuda daha detaylı bilgi (Cohen ve Prusak, 2001)’den elde edilebilir.

Yöneticilik özelliklerinden liderlik, yöneticilerde ve personelde motivasyon, iş süreçlerinde bilgi akışları, yenilik ve geliştirme bileşeninde ise araştırma ve geliştirme faaliyetleri diğer elemanlara göre daha ağırlıklı değerlendirilmiştir.

THY A.O. Yer İşletme Ünitesi entellektüel sermaye performans ölçümlemesi

THY A.O. Yer İşletme Ünitesi üst kademe yöneticilerine ve yöneticilerin belirlediği bazı çalışanlara bölüm 3.2’de belirtilen faktörleri içeren bir anket çalışması uygulanmıştır. Ayrıca yapılan bire bir görüşmelerle de elde edilen veri ve bilgilerle entellektüel sermaye temel bileşenlerinin ünitedeki mevcut performansı ölçümlenmeye çalışılmıştır.

THY A.O. Yer İşletme Ünitesi entellektüel sermaye performans değerlendirilmesi

Anket ve görüşmelerle elde edilen sonuçlara göre THY A.O. Yer İşletme Ünitesi entellektüel sermaye bileşenlerinin performansları değerlendirilmiştir. Şekil 7, entellektüel sermaye modeli üç temel bileşeninin ve işletme verimliliğinin ortalama performans değerlerini, Tablo 10 ise ağırlıklı yüzdelerin de katılımıyla, THY A.O. Yer İşletme Ünitesi entellektüel sermaye performans değerini göstermektedir.

Gerçekleştirilen bu çalışma sonucunda şu önemli noktaların altı çizilmiştir :

l Entellektüel sermaye performans ölçümü ve değerlendirmesi, görüşme yapılan kişilerin cevapları doğrultusunda gerçekleştirilmektedir. Dolayısıyla görüşülen ve anket uygulanan kişilerin dürüst, samimi ve açık cevapları bu çalışma sonucunun güvenilirliğini artıracak çok önemli bir unsurdur. Bu bilinçle hareket eden Yer İşletme Ünitesi elemanları bu çalışmanın sağlıklı bir şekilde gerçekleşmesine destek olmuşlardır. Ayrıca bu çalışma süresince Yer İşletme Ünitesinin çeşitli birimlerinde geçirilen süre sayesinde kolay ifade edilemeyen Ünite kültürü ve değerleri ile çalışanların bazı vasıfları da gözlemlenmiş ve özellikle eylem planları oluşturulurken bunlar da değerlendirmeye alınmıştır.

l Değerlendirme sonuçlarına göre, THY A.O. Yer İşletme Ünitesi üst kademe yöneticilerinin, Yer İşletme Ünitesi entellektüel sermaye performansını, diğer personele göre daha düşük seviyede algıladıkları ortaya çıkmıştır. « Karar verme » ve « stratejik faaliyetlerde bulunma » eylemlerini gerçekleştiren yöneticilerin eksiklikleri daha net görebilmesi, bunları giderme konusunda adım atmada oldukça faydalı olacaktır.

THY A.O. Yer İşletme Ünitesi eylem planlarının saptanması

Entellektüel sermaye performans ölçümü ve değerlendirme çalışmasıyla elde edilen sonuçlara göre THY A.O. Yer İşletme Ünitesi’nin entellektüel sermaye performansının artırılması amacıyla üç konuya önem verilmesi gerektiği düşünülmektedir. Bunlar :

1- l İnsan kaynakları,

2- l Bilgi yönetimi, ve,

3- l Organizasyonel sermaye’dir.

İnsan Kaynakları

Tablo 8 ve Tablo 9’da görüldüğü gibi, entellektüel sermaye için en önemli bileşen ağırlığını insan sermayesi oluşturmakta ve bu sermaye içinde de ağırlık yöneticilere verilmektedir. İnsan kaynakları genel olarak THY A.O.’da başka bir üniteyle ilişkili olduğundan, Yer İşletme Ünitesi yönetim kademesinin :

· l Duygusal zekayı artıracak eğitim/uygulamalara katılması,

· l Usta/çırak ilişkisiyle özellikle kendisinden sonraki eleman(lar)ı yetiştirmeye çalışması ve delegasyonu artırması,

· l Ekip çalışmasına ve mevcut personelin motivasyonuna önem vermesi,

· l Brainstorming ve benzeri toplantılarla bilgi paylaşımını artıracak imkanların yaratılmasına önem vermesi,

· l vb. faaliyetler,

bu konuda önerilebilecek stratejik eylemlerden sadece birkaçıdır.

Bilgi Yönetimi

Özellikle hizmet sektöründeki işletmeler için « bilgi yönetimi » vazgeçilemez bir yönetim tarzı olarak karşımıza çıkmaktadır. Dolayısıyla « bilgi yönetimi » yaklaşımının THY A.O. Yer İşletme Ünitesi’nin bütününe genel olarak uygulanması önerilmektedir. Etkin bilgi yönetimi için yararlanılabilecek araç, yöntem ve tekniklerden ünitenin her biriminin en iyi şekilde faydalanılması sağlanmalıdır. Ayrıca bilgi yönetiminin bir alt konusu olarak nitelendirilebilecek bilgi akışlarının da düzenlenmesi gene bu çalışma kapsamında detaylarıyla ele alınmalıdır.

Organizasyonel Sermaye

İşletmeler, insan sermayesi ve ilişkisel / müşteri sermayesine sahip değildirler. Müşteriler de işgörenler gibi işletmeyi her an terkedebilirler. Bu nedenle entellektüel sermaye yönetiminde insan sermayesi ve müşteri sermayesinin, kalıcı olan organizasyonel sermayeye dönüştürülmesi önemlidir. Aslında entellektüel sermaye yönetiminin en çok değer yaratan kısmı, entellektüel sermaye unsurları arasında oluşan dinamik etkileşim ile yaratılan organizasyonel sermayeyi kayda almaktır. Çünkü organizasyonel sermaye, işletmece sahip olunan ve alınıp satılan tek entellektüel sermaye unsurudur.

Organizasyonel sermayenin alt bileşenlerinden « iş süreçleri sermayesi » ile « yenilik ve geliştirme sermayesi » nin iyileştirilmesi ve işletmede etkin kullanımı için çalışmalara başlanmalıdır.

Son Değerlendirme

Rekabetin en üst düzeyde yaşandığı günümüz dinamik endüstriyel ortamında, işletmeler, farkı yakalayabilmek ve diğer işletmelere göre en azından bir adım öne çıkabilmek amacıyla kendilerini sürekli yenilemeli ve performans artırıcı anahtar başarı faktörleri üzerinde yoğunlaşmalıdırlar. Bugün için işletmeleri başarıya ulaştıran ve avantajlı konuma getiren şey, sadece maddi varlıkları kullanmak ve yönetmekten ziyade, şirkette asıl farklılık yaratan entellektüel sermaye yani beyin gücü faktörlerini etkin ve etken şekilde kullanıp yönetmektir. Bu çalışma bu probleme çözüm üretmek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Önerilen yaklaşım pilot çalışma niteliğinde THY A.O. Yer İşletme Ünitesine uygulanmış ve metodolojinin geçerliliği sınanmıştır.

Bu çalışmanın devamı olarak üç önemli aşama belirlenmiştir :

· l Entellektüel sermaye performansında zaman içinde gerçekleşecek gelişmeleri izleyip, eylem planlarını geliştirmek ve güncellemek.

· l Performans ölçümü ve değerlendirmesi adımlarında bileşen faktör ağırlıklarını hesaplamak üzere AHP (Analytic Hierarchy Process) metodunu kullanmak.

· l Bu çalışmayı farklı sektörlerdeki işletmelere uygulayarak değişik sektörler için entellektüel sermaye modellerini tanımlamak ve Türkiye’nin “entellektüel sermaye performans profilini” ortaya çıkarmak.

Teşekkür

Türkiye için yeni bir kavram olan “Entellektüel sermaye yönetimi” çalışmasını, sorumlusu olduğu Yer İşletme Ünitesi’ne uygulanması konusunda gösterdiği ilgi ve hassasiyet, çalışma boyunca verdiği destekten dolayı THY A.O. Genel Müdür Yardımcısı Sayın Çetin Özbey’e en içten teşekkürlerimi sunmayı bir borç bilirim.

Kaynaklar

Bassi, L., ve M. van Buren, “Valuing investments in intellectual capital”, International Journal of technology Management, Vol. 18, no. 5/6/7/8, pp. 414-432, 1999.

Bontis, N., “Intellectual capital; an exploratory study that develops measures and models”, Management Decision, Vol. 36, no. 2, pp. 63-76, 1998.

Bontis, N., W.C.C. Keow ve S. Richardson, “Intellectual Capital And Business Performance In Malasian Industries”, Journal of Intellectual Capital, Vol. 1, no. 1, pp. 85-100, 2000.

Bontis, N., ve C.W. Choo (Ed.), The strategic management of intellectual capital and organizational knowledge, Oxford University Press, New York, 2001.

Bontis, N., M. Crossan ve J. Hulland, «Managing an organizational learning system by aligning stocks and flows », Journal of Management Studies, 2001 (yayımda).

Brooking, A., Intellectual Capital : Core Assets for the Third Millenium Enterprise, Thomson Business Press, London, 1996.

Büyüközkan, G., “Une approche de la mesure du capital intellectuel d’une entreprise”, 4e Congrès International de Génie Industriel kongre kitapçığında yayımlanan bildiri [J.C. Bertrand, J.P. Kieffer (ed.)], Vol. 2, pp. 769-778, Aix en Province-Marseilles, France, 12-15 Haziran 2001.

Cohen, D., ve L. Prusak, In Good Company, Harvard Business School Press, 2001 (Türkçe

basımı: Kavrayamadığımız Zenginlik : Kuruluşların Sosyal Sermayesi, MESS Yayın no : 353, Nisan 2001).

Dzinkowski, R., “The measurement and management of intellectual capital”, Management Accounting, February, pp. 32-35, 2000.

Edvinsson, L., ve P. Sullivan, “Developing a model for managing intellectual capital”, European Management Journal, Vol.14, no. 4, pp. 356-364, 1996.

Edvinsson, L., ve M. Malone, Intellectual Capital : Realizing your company’s true value by finding its hidden brainpower, Harper Business, New York, 1997.

Eirma, “The Management of Corporate Knowledge”, Document de travail, EIRMA, Paris, 1999.

IC, Intellectual Capital World Congress, Adresse web: http://worldcongress.mcmaster.ca/, 2001.

JIC, Journal of Intellectual Capital, MCB University Press, ISSN 1469-1930, 2001.

Kaplan, R., ve D. Norton, The balanced scorecard, Harvard Business School Press, Boston, MA, 1997.

Klein, D.A., ve L. Prusak, “Characterizing Intellectual Capital”, Ernst & Young Commercial

Innovation Center, 1994.

Lynn, B.E., The Management of Intellectual Capital: The Issues and the Practice, Hamilton: The Society of Management Accountants of Canada, 1998.

O’Regan, P., ve D. O’Donnell, “Intangible asset management: Recognizing, valuing and managing intellectual capital”, In Proceedings of e2000: eBusiness and eWork Conference, NH Eurobuilding, Madrid, Spain, 18-20 October 2000.

Roos, G., ve J. Roos, “Measuring Your Company’s Intellectual Performance”, Long Range Planning, Vol. 30, no. 3, pp. 413-426, 1997.

Roos, J., G. Roos, L. Edvinsson, ve N.C.

Dragonetti, Intellectual Capital : Navigating in the new business landscape, Macmillan, London, 1997.

Skandia, Supplement to Skandia’s 1995

Annual Report, Skandia, Stockholm, 1996.

Stewart, T.A., “Brainpower”, Fortune, Haziran 1991.

Stewart, T.A., “Your Company’s Most Valuable Asset: Intellectual Capital”, Fortune, Vol. 130, no.7, pp. 28-33, 1994.

Stewart, T.A., Intellectual capital: The new wealth of nations, Doubleday, New York, 1997.

Stewart, T.A., “Entellektüel Sermaye”, Konferans sunumu, İstanbul, 14 Kasım 2000.

Sveiby, K.E., The New Organisational Wealth:Managing and Measuring Knowledge-Based

Assets, San Francisco:Berrett-Koehler Publishers Inc., San Francisco, CA, 1997.

Sveiby, K.E., Adresse web : http://www.sveiby.au, 2001 (a).

Sveiby, K.E., “Methods for measuring intangible assets”, Address web: http://www.sveiby.com.au/ Intangible methods.htm, 2001 (b).

Wiig, K.M., “Integrating Intellectual Capital and Knowledge Management”, Long Range Planning, Vol. 30, no.3, pp. 399-405, 1997.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: