Usul usul söylenen türküler

‘‘Türkülere gereken zamanı ayırmıyor, gereken özeni göstermiyoruz,’’ diyor Erkan Oğur. Hayatın ritmine uydurma çabasının türküleri zedelediğini, ‘hızlandırılan’ geleneksel ezgilerin ruhunu, kokusunu yitirdiğini söylüyor. Doğu Anadolu, özellikle de Elazığ yöresinin deyişlerini hüzün duygusunu ön plana çıkararak, sade bir üslupla yorumlayan Oğur’un bu yaklaşımla hazırladığı ‘‘Eşkiya’’ filminin müzikleri ve ‘‘Gülün Kokusu Vardı’’ albümü geniş yankı uyandırdı. Oğur’un İsmail Hakkı Demircioğlu’yla bu akşam 21.00’de Rumeli Hisarı’nda vereceği konserin repertuarı da, ağırlıklı olarak, iki albümden seçilen eserlerden oluşuyor. Bir süredir İsmail Hakkı Demircioğlu’yla ikinci albümünüz üzerinde çalışıyorsunuz, bu albümün repertuarı ‘‘Gülün Kokusu Vardı’’ya benzeyecek mi?

-Sevdiğimiz türkülerden oluşacak repertuar, birinci albümün devamı niteliğinde. Doğu Anadolu’nun deyişleri ağırlıkta. Beste, esinlenme türünde birkaç çalışmaya da yer vereceğiz. İçerik, düzenleme biçimi açısından aynı çizgide olacak. Kendi geliştirdiğim altı telli bağlamaya biraz daha fazla yer vereceğiz. Adı henüz belli değil. Belki Ömür Bahçesi olur. Sanırım eylül sonunda çalışmalarımız tamamlanmış olacak.

‘‘Gülün Kokusu Vardı’’ için dinleyiciden beklediğiniz yankıyı aldınız mı?

-Unutulmuş olan türküleri, unutulmakta olan türkü söyleme üslubunu, lezzetleri hatırlatmak istemiştik bu albümde. Orta yaşlılardan, yaşlılardan, biraz da genç dinleyicilerden beklediğimiz yankıyı aldığımızı söyleyebilirim. Kaydederken büyük satış rakamlarına ulaşmasını beklememiştik. Fakat beklediğimizin üzerinde ilgi gördü.

Albümün yayınlandığı günlerde bir röportajda, türkülerin geniş kitlelere ulaştırılmaya çalışırken gereksiz yere hızlandırıldığını, oynaklaştırıldığını ‘kokularından arındırıldıklarını’ söylemiştiniz. İçedönük bir üslupla söylediğiniz, enstrüman kullanımı ve ses açısından mükemmeliyeti aradığınız türkülerdeki ‘‘gülün kokusu’’ Hisar’ın rüzgárına dayanabilecek mi?

-Bu rüzgárda uçacak kokulardan değil. Var olan, gelenekselleşmiş, bütün zamanlar içinde var olacak bir kokudan söz ediyoruz. Zaman, mekán ve yorumcular, bizim şahsiyetlerimiz ikinci plandadır. Bu üslubu açıkhavaya taşımak beni biraz endişelendirmiyor değil. Rumeli Konserleri’nde yüksek teknoloji ürünü olan bir ses sistemi kullanılıyor. Sorun çıkacağını sanmıyorum. Çıksa da biz akustik olarak çalıp söyleriz…

Konser repertuarında neler var?

-Sadece perdesiz gitar dinlemeye gelecekler biraz hayal kırıklığına uğrayabilir. Türkülerden oluşan bir konser olacak bu. Enstrümanlar ve sunuş biçiminden çok türkünün ne olduğu sorusu üzerinde duracağız. ‘‘Gülün Kokusu Vardı’’daki repertuarın yanı sıra, Elazığ, Orta Anadolu’dan deyişler söyleyeceğiz. Bugünlerde kaydettiğimiz albümden birkaç eser olacak.

Hangi enstrümanları kullanacaksınız?

-İsmail Hakkı Demircioğlu divan sazı ve bağlama çalacak. Ben kopuz, tambura, perdesiz gitarın yanı sıra, kendi yaptığım ve ‘Oğur Sazı’ diye ukalaca isimlendirdiğim altı telli bağlamayı ilk kez konserde çalacağım. İkimiz birlikte söyleyeceğiz. Akustik bir konser olacak.

Son olarak yeni çalışmalardan söz edelim…

-Bir süre önce enstrümantal çalışmalardan oluşan ‘‘Hiç’’ albümü yayınlandı. Demircioğlu’yla kayıtlarımız devam ediyor. Ardından Elazığ bölgesinin deyişlerini seslendireceğim bir çalışma gelecek. Gelecek yıl caz üzerinde yoğunlaşmayı düşünüyorum.

Serhan Yediğ / Hürriyet / 17 Ağustos 1999, Salı

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: