Şanar ve suç aletleri

Can DÜNDAR

Şanar Yurdatapan yeniden içerde… Türkiye’de bir insan hakları savaşçı­sı olmanın bedelini ödüyor birkaç ayda bir gözaltını tadarak…

Şu sahne canla­nıyor gözümde…

Birkaç gün son­ra, gözaltı süresi bitince Yurdatapan’ı evinde ele geçen suç aletleriyle birlikte Emniyet’te basının karşısına çıkara­caklar. Şanar, bü­tün cinliğiyle göz­lüklerinin arka­sından gazeteci­lere bakarken za­fer işareti yapa­rak önündeki masayı işaret edecek. Masanın üzerinde, mermilerle ya­zılmış görkemli “polis” yazısının yanında, Yurdatapan’ın evinde ele geçirilen suç aletleri bulunacak:

Yani 7 adet video kaset…

Biliyorsunuz bu tür teşhir seanslarında yakalanan zanlıya, bu suç aletleriyle poz verdirilir. Bu sefer de Şanar’a bir video kamerayla poz verdirecekler. “Nasıl çek­tin bunları” diye sorup gazetecilerin önünde bir kez daha tekrarlamasını iste­yecekler. Şanar çeker gibi yapacak, Mü­dürler karşıdan bakacak…

Sonra gazeteciler, diğer vak’alarda ol­duğu gibi “suç aletleri”ne yakından bak­mak isteyecekler. Acele bir video bulu­nup, suça konu olan kasetler takılacak ve dananın kuyruğu asıl o zaman kopacak.

***

Çünkü kasetlerden “asıl suçlular” çıka­cak.

Çete, birden dile gelip konuşacak…

Polisin ilk açıklamasına bakılırsa Yurda­tapan’ın evinde ele geçirilen bu 7 video kasette, çetenin sırlarını ele veren itirafçı­lar Murat Demir ve Murat İpek’le yapıl­mış uzun bir söyleşi yeralıyor. Kasetleri görmemiş olsak da gazeteciler olarak ço­ğumuz, burada anlatılanları neredeyse ke­limesi kelimesine biliyoruz. Çünkü 2 Mu­ratlar son birkaç aydır neredeyse tüm ga­zeteleri,, dergileri, televizyon programları­nı sırayla gezerek bütün bildiklerini uzun uzun anlatıyorlar. Katıldıkları katliamları, işledikleri faili meçhul sanılan cinayetleri, topladıkları haraçları, kaçırdıkları uyuşturucuları, isim, zaman ve yer belirterek açıklıyorlar. Uğur Mumcu cinayetini, Bahtiyar Aydın’ı, Eşref Bitlis’i, Musa Anter’i, Tarık Ümit’i, Vedat Aydın’ı, Cem Ersever’i ve diğerlerini aydınlatacak pekçok önemli ipucu veriyorlar. Dahası, Meclis komisyonlarına tanık sıfatıyla açıklamalar yapıyorlar. Kimlerden emir aldıklarını, nereye bağlı çalıştıklarını açık açık söylü­yorlar.

İşin tuhafı bunlar aylardır gazetelerde, televizyonlarda yayınlanıyor da…

Başka bir ülkede olsa hükümet devire­cek türden bu açıklamalar her nedense Türkiye’de bir tek yetkiliyi harekete geçir­miyor. Polisçe sözde aranan Muratlar bunca zamandır İstanbul’da ellerini kolla­rını sallayarak gezdikleri halde kimse on­lara dokunmuyor. Onlar da çok şey bilen­lerin başına neler geldiğini bildiklerinden, daha doğrusu çok şey bilenlerin infazında daha önce bizzat görev aldıklarından, şim­di kendi akibetlerini tahmin ederek her söyleşiden helallaşarak ayrılıyorlar. Ve belki de Türkiye’de faili meçhul bir cina­yete kurban gitmeyi beklemektense sakin bir yerde “ortalığın yatışmasını” bekleme­yi düşündükleri bir aşamada yakalanıyor­lar.

* * *

Şimdi hayali teşhir seansımıza geri dö­nersek…

Suç aletlerinin sergilendiği odada Mu­ratların açıklamalarından oluşan o 7 bant, videoya takılacak. Yetkililer gururla karşı­sına kurulacak. Gazeteciler not almaya koyulacak. Ama Muratlar konuşmaya başlayınca, izleyen bazı üst düzey emni­yetçilerin yüzleri düşmeye başlayacak. Çünkü bu iki gencin, katıldıkları karanlık eylemlerin emrini verdiğini öne sürdükleri yetkililer arasında kendi isimlerini göre­cekler. “Nereden yakaladık bu herifi” diye panik halinde videonun “stop” tuşuna doğru hamle edecekler.

Ama biz “stop” demeyeceğiz.

Muratların ve bantların korunmaya alınmasını, çeteyi aydınlatacak bu çok önemli tanıklarla ifadelerinin dikkatle dinlenmesini isteyeceğiz. Bu bantların de­şifresinin kamuoyuna dağıtılmasını, hatta daha önceki baskınlarda ele geçirilen ka­setler gibi, bu kasetlerin de devlet televiz­yonunun ilgili programlarında aynen yayınlatılmasını rica edeceğiz. Dahası, bu kasetlerden elde edilen istihbarat bilgile­rinin değerlendirilmesi sonucunda evlere yapılan baskında sözkonusu çetenin diğer elemanlarının ve yöneticilerinin de birbiri peşisıra kıskıvrak yakalanmalarını ve teş­hir edilmelerini talep edeceğiz.

Sonra da bu bantların İçişleri Bakanlı­ğınca çoğaltılarak cezaevlerinde itirafçı olmak isteyen eski çete mensuplarına izle­tilmesini, Polis akademilerinde ibretlik ders olarak okutulmasını tavsiye edeceğiz.

Tabii girişinde Şanar Yurdatapan’ın bir önsözüyle…

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: