Sürekli Olağanüstü Hal

JEAN-CLAUDE PAYE

Ceza hukukunun işlevi anti terörist mücadele bağlamında değişikliğe uğratıldı. Normalde, ceza yasası, soruşturma altındaki kimselere bireyler olarak muamele eder. Terörist örgütlerin ve bu tür örgütlere yapılan yardım ve yataklığın kriminalize edilmesi, kolektif sorumluluklar doğuran suçlar yaratmaktadır. Hedef, gerçek ya da potansiyel örgütlere saldırmaktır. Artık soruşturulan şey yalnızca işlenmiş ya da işlenmeye niyet edilmiş olan suçlar değildir. Yalnızca hükümet tarafından terörist olduğu düşünülen bir gruba mensup olmak da cezalandırılmak için yeterlidir.

Ceza yasası anayasal bir rol kazanmaktadır. Toplumla devlet arasındaki ilişkiyi yeniden örgütlemektedir. Bu değişim öncelikle olağanüstü hal, terörizme karşı zorunlu savaş hali adı altında başlatılmıştır. 11 Eylül saldırıları ve orijinal haliyle bu olaylardan sadece birkaç güç sonra önerilen Vatansever Yasası, bu saldırıları izleyen yasal değişimi meşrulaştırmaktadır. Bu “savaş” sonsuz bir süreye sahiptir. Olağanüstü hal bağlamında kabul edilen istisnai prosedürler sürekli hale gelmiş ve nüfusun belirli gruplarına karşı alınan önlemler herkesi kapsayacak biçimde genişleme eğilimine girmiştir. Bu önlemlerin hukukla eklemlenmesi halinde, yurttaşlar bireysel ve kolektif özgürlüklerini uzun vadeli bir temelde terk etmeye hazırlanmalıdırlar.

Yeni Bir Hukuksal Düzen

Vatansever Yasası istisnanın bu biçimde hukukla, yasal düzenle eklemlenmesi süreci bakımından mükemmel bir örneği temsil etmektedir. Bu, hukuk düzeni bakımından cephesel bir saldırı anlamına gelen tek Amerikan yasası değildir, fakat bu örnekte yönetim kendi eylemi için açıkça sorumluluk iddiasında bulunmaktadır. Öncelikle, bu yasanın ideolojik bir işlevi vardır. Bu yasa, yürütme gücüne yargı yetkilerini bahşederek, politik sistemdeki bir değişimi meşrulaştırmaktadır.

Vatansever Yasası, bu hedefine ulaşmak için, polis fonksiyonları ile istihbarat çalışması arasındaki sınırları, nüfusun gözetlenmesi yetkisi sağlayan önlemler aracılığıyla iki yönden silmeye çalışmaktadır. Bir yandan, 1978 tarihli Yabancı İstihbarat Gözetim Yasası (FISA) altında, orijinal olarak karşı casusluk etkinlikleri için oluşturulmuş olan, gözetim yapma ve bilgi elde etme yetkisi yaratan kriterleri ceza soruşturmalarına dahil etmektedir. FISA, yöneticilere, etkinlikleri üzerinde herhangi bir gelişmiş izleme etkisi yaratmayan, istisnai, çoğunlukla gizli mahkemeler tarafından verilen yetkiler dışındaki her türlü yasal denetimi ortadan kaldıran istisnai yetkiler sağlamıştır. Öte yandan, istihbarat servislerinin önceden ceza soruşturmalarıyla sınırlandırılmış olan, örneğin sözüm ona Büyülü Fener [FBI’ın bilgisayarlara yerleştirdiği casus program; ç.n.] gibi araçları kullanmasına benzeyen belirli önlemlerin seferber edilmesinin önü açılmaktadır. Bu bilhassa davetsiz tekniklerin kullanımı önceden uygun görünen yargısal denetim teminatları ve savunma haklarının korunmasıyla beraber dengeleniyordu.

Son olarak, özgürlüklerin korunmasıyla ilgili olarak zayıflayan standartlar altında elde edilmesi ve idare edilmesi kolaylaşan FISA izinleri aracılığıyla elde edilen kanıtlar, normalde çok daha yüksek bir mahremiyet koruması düzeyi tarafından yönetilen ceza mahkemelerine sunulabilmektedir. Vatansever Yasası ayrıca istihbarat servisleri ile polis güçleri arasında, bu tür alış verişlerinin yapılması engellemek amacıyla kurulmuş olan idari engellerin aşılmasına olanak sağlayarak, yaygın bilgi alış verişi açısından sürekli yetkilendirme hali yaratmaktadır. 905. Madde adalet bakanının Ulusal İstihbarat yöneticisine ceza soruşturmaları tarafından elde edilen “yabancı istihbarat” bilgilerini sağlamasını zorunlu kılmaktadır. Adalet Bakanlığı 4500 adet FISA dosyasının ceza işlemleri dairesine gönderildiğini kabul etmiştir. Gerçekleştirilen işlemlerin sayısı ise bilinmemektedir.2

Vatansever Yasası Yeniden Yetkilendirmesi

Vatansever Yasası’nın yenilenmesi, 2001 yılındaki ilk uygulamalarından bu yana, olağanüstü hal ile meşrulaştırılan önlemlerin yasaya uzun vadeli bir temelde dahil edilmesini olanaklı kılmaktadır. ABD hükümeti tarafından 11 Eylül saldırılarının ardından alınan istisnai önlemler, “Başkan’ı, bu tür uluslar, örgütler ya da kişiler tarafından Birleşik Devletler’e karşı gelecekte gerçekleştirilecek olan herhangi bir uluslararası terör eylemini engellemek üzere, 11 Eylül 2001’de meydana gelen terörist saldırıları planladığını, yetkilendirdiğini, işlediğini ya da destek verdiğini saptadığı tüm uluslar, örgütler ya da kişiler karşısında gerekli ve uygun gördüğü bütün güç kullanımı önlemlerini almak konusunda yetkili kılınmıştır” diyen bir kongre yetkilendirmesine dayanmıştı.3

Vatansever Yasası terörizm şüphelisi yabancıların, herhangi bir duruşma ya da iddianame mevcut olmaksızın, belirsiz bir zaman sürecince hapsedilmesi yetkisini tanımaktadır. Aynı zamanda tüm nüfus üzerinde yaygın bir gözetim de oluşturmaktadır. Bu gözetim önlemlerinin bir kısmı dört yıllık bir dönem için benimsenmişken, bazıları sürekli niteliktedir. Geçici nitelikli olan ve on altı madde kapsamında olanlar, 2005 sonunda ortadan kalkmıştır.4 Bu önlemlerin genişletilmesi Kongre tarafından tartışılmış ve oylanmıştır.

Vatansever Yasası son derece büyük bir hızla onaylanırken, yenilenmesi sırasında böyle olmadı. Başkan Bush Vatansever Yasasını Geliştirme ve Yeniden Yetkilendirme Yasası’nı 9 Mart 2006’ya kadar imzalayamadı.5 Senato, örgütlü direnişin odak noktasıydı. Olağanüstü uzun bir süre alan süreç, yasanın söz konusu kıldığı içerik ve başlıklarla ilgili bir kongre tartışmasını ilk kez mümkün hale getirirken, hükümetin yasa tasarısı nihayet kabul edildi. Yönetim sürekli önlemler üzerine herhangi bir kısıtlayıcı yargısal denetim getirilmesinden kaçınmayı başardı. Ayrıca 2001 yılında olağanüstü durum prosedürü olarak benimsenmiş olan on dört adet geçici önlemi sürekli kılmayı da başardı.

Vatansever Yasası’nın karşıtları yenilenme sürecini bireysel özgürlükleri garanti altına alan denetim önlemlerini devreye sokmak üzere kullanmak istediler. Yönetimse FBI’nin yetkilerini artırmak istedi. Bu hedefinde başarılı olamadı. Ancak, temel hedefinde başarı elde etti. Senato tarafından ortaya konulan az sayıdaki değişiklik, dengeyi yargısal yetki lehine yeniden oluşturmaktan uzak; bireysel ve kolektif özgürlükleri en fazla tehdit eden, örneğin “izinsiz izleme” ve “Ulusal Güvenlik Mektupları” gibi önlemlerse, uygulanma alanları üzerinde herhangi bir denetim konulmaksızın, genişletildiler.

“İzinsiz izleme” denilen son derece davetsiz araştırma tekniklerine sürekli olarak yetki veren 213. Madde genişletildi. FBI’nin herhangi bir eve ya da büroya ikametgah sakininin yokluğunda girmesine izin verildi. FBI ajanları, bu gizli araştırma sırasında, fotoğraf çekmeye, bilgisayar donanımlarını incelemeye ve bunlara Büyülü Fenerler yerleştirmeye yetkili kılındılar. Bu sistem, bir kez yerleştirildiğinde, sadece Internet ile iletilenleri değil, tüm bilgisayar etkinliklerini kaydediyor.

505. Madde de genişletilen diğer sürekli prosedürlerden birisi oldu. Bu madde FBI ve diğer yönetim organlarının bir Ulusal Güvenlik Mektubu elde etme olanaklarını genişletiyor. Bu mektup seyahat acenteleri, kumarhaneler, otomobil kiralama servisleri ve kütüphane kayıtları kadar kişisel tıbbi ve mali verilere de ulaşım sağlayan bir idari mahkeme celp tipi. FBI herhangi bir karşı casusluk araştırması bağlamı dışında bu tür bir yetki elde etme olanağına sahip. Bu prosedürün uygulanabilirliği böylece varsayılan herhangi bir cezai etkinlik açısından büyük ölçüde genişletildi. Kongre’deki tartışmalar sırasında, yönetimin 11 Eylül saldırılarından bu yana 30 bin Ulusal Güvenlik Mektubu’nu kullandığı ortaya çıktı.6 Bu idari mahkeme celpleri, bu tür mektupların sunulduğu kimselere sessizlik dayatmasında bulunarak ve bu tür bir mektuba tabi kılınanlar açısından yasal savunma arayışını zorlaştırarak, bireylerin savunma haklarını kullanmalarını etkin biçimde engelliyorlar.

Yargısal Yetkinin Polise Tabi Kılınması

Vatansever Yasası’nın ilk biçimine dahil olan bu önlemlerin tümü de, polisin gücünü yurttaşlar ve yargısal yetki aleyhine artırmakla sonuçlandı. Zaten ilk biçimde de sürekli nitelikli bir madde olan 220. madde, sıradan bir yerel mahkemeye elektronik kanıtların toplanması için gereken bir arama izni çıkartma yetkisi tanıyor. Bu izin, ABD toprakları üzerindeki herhangi bir yerde, federal düzeyde geçerli. Bu madde polisin yargısal yetki karşısındaki yetkilerini önemli ölçüde güçlendiriyor. Polis yetkililerinin izlenmekte olan davayla hiç bir ilgisi olmayan bir yargıçtan izin elde etmesine olanak tanıyor. Örneğin, Florida’dan elde edilmiş bir izinle New Jersey’de arama yapmak mümkün. Aslında, polise yargıç seçme ve böylelikle de beklentilerine denk düşen bir izin elde etme olanağı sağlanıyor. Bu önlem gerçekte yargı yetkililerinin polisin çalışması üzerindeki her türlü denetimini imkansız kılıyor. Yargı ile polis arasındaki güçler dengesinde ikincisi lehine sürekli bir kayma gerçekleştiriliyor.

Bu arada, yönetimin FBI’nin yetkilerini Vatansever Yasası’nın yeniden yetkilendirmesi yoluyla artırma girişimi, bir bütün olarak başarısız olurken, yönetim, neredeyse genel bir kayıtsızlık halinin tam ortasında, işlevi toplanma ya da gösteri hakları gibi sivil özgürlüklere açık saldırılarda bulunmak olan yeni bir polis gücünün kurulmasını dayatmayı başardı. Vatansever Yasası Yeniden Yetkilendirme Yasası’nın 605. bölümüne dahil edilen bir önlem, “Birleşik Devletler’e karşı, herhangi bir kimsenin dahil olduğu herhangi bir suç işlenmesi durumunda ya da tutuklanacak olan kişinin böyle bir suçu işlemiş ya da işlemekte olduğuna inanılması için makul zeminler bulunması halinde Birleşik Devletler yasaları uyarınca kabul edilen herhangi bir suçla ilgili izinsiz tutuklamada bulunma” yetkisine sahip olan, Birleşik Devletler Gizli Servis Üniform Birliği isimli yeni bir federal polis gücü yaratmaktadır.7

Bu yeni polis gücü dolaysız olarak İç Güvenlik Bakanlığı’na rapor vermektedir. Aralarında “ulusal önem taşıyan özel vaka”ların da bulunduğu çeşitli yargı konularında yetkilere sahiptir. Bu ifadeler tanımlanmamıştır. Bu tür bir vaka mutlaka Başkan ya da Başkan Yardımcısı gibi “korunma altındaki bir kişinin” mevcudiyetine dayanmaz. Yani herhangi bir vakayı “ulusal öneme sahip” olup olmadığına göre sınıflandıracak olan, idari yetkililer, daha kesin olarak da polistir. Böylece polis açısından istediği gibi tutuklama yapmak mümkündür.

“Birleşik Devletlere karşı işlenen suç” ya da “makul zeminler bulunduğuna inanılması“ ifadeleri de özellikle muğlaktır. Anlamları, polisin kendi yorumuyla son derece yakından ilişkilidir.8 İdari yetkililerin keyfi eylemleri kendi müdahalelerine yol açan olaylara atfedilen anlamlar tarafından meşrulaştırılmaktadır.

Olağanüstü Halden Sürekli İstisna Haline

Vatansever Yasası Yeniden Yetkilendirmesi hakkında önemle belirtilmesi gereken hususlardan birisi, yasanın, başlangıçta dört yıllık bir süre için çıkartılmış olan geçici önlemlerinden çoğunu, sürekli önlemler olarak değiştirmesidir. Böylelikle bu gözetim önlemleri yeni bir politik düzenin temeli haline getirilmiştir. Olağanüstü halden sürekli istisna haline doğru ilerliyoruz.

Sürekli hale gelen 212. madde, telefon şirketlerine ve Internet ulaşım sunucularına, bu şirketlerin, acil bir ölüm tehlikesi ya da ciddi bir fiziksel zarar yaratma tehlikesi oluşturduğuna makul biçimde inanmaları halinde, iletişim içeriğini ve kayıtlarını hükümete açıklama yetkisi vermektedir. Bir şirketin bu türden bilgiyi iletmesinden doğan sonuçlar bakımından, örneğin mahkeme temyizi gibi a posteriori [daha sonradan yapılacak; ç.n.] yargısal izleme de mevcut değildir. Söz konusu kişi de bilginin hükümete açıklandığı konusunda uyarılmamaktadır.

Yine sürekli hale getirilen 214. madde, FBI’ya, FISA bağlamında, giren ve çıkan elektronik ve telefon bağlantısı verilerini elde etme olanağı vermektedir. Bu verilerin elde tutulması için yasal bir izin de gerekli değildir. Vatansever Yasası öncesinde, hükümetin gözetim altındaki kimsenin yabancı bir gücün ajanı olduğunu kanıtlaması gerekliydi. Şimdi, hükümetin basit bir biçimde ele geçirilen bilginin terörizmle ilgili bir soruşturmayla “bağlantılı” olduğunu belirtmesi yeterlidir. Bu nitelendirmenin muğlak karakteri herhangi türden bir araştırmayı meşrulaştırmayı mümkün kılmaktadır. Bu madde FBI’nin FISA çerçevesinde, gözetlemenin yabancı bir ajana ya da uluslararası terörizmle uğraşan bir kimseye karşı yürütüldüğünü göstermeksizin, “yabancı istihbarat bilgisi toplamayı hedefleyen herhangi bir araştırma için” telefon ve Internet verilerini elde etmesini kolaylaştırmaktadır.9 Yabancı bir güce atıfta bulunma gereğinin ortadan kaldırılması tam da bu prosedürün doğasını değiştirerek, onun ABD yurttaşlarına uygulanmasına izin vermektedir.

Yine, sürekli hali gelen, 218. madde, herhangi bir konutun ya da büronun yabancı bir güce ait bir ajanın eylemleriyle ilgili bilgi içerdiğine dair “makul varsayımların” mevcut olması halinde, tebliğde bulunulmaksızın, gizlice aranması yetkisini tanımaktadır. Herhangi bir kanıtın varlığı ya da bir suçun belirlenmesi gerekli değildir. Ajanlar, FISA tarafından kurulan gizli bir mahkemeden izin almaktadırlar. Vatansever Yasası’ndan önce, federal ajanlar söz konusu aramanın temel hedefinin şüpheli yabancıyla bağlantılı istihbarat elde etmek olduğunu kesinleştirmek zorundaydılar. 218. madde bu standardı kayda değer bir biçimde düşürmektedir, çünkü şimdi ajanlar artık şüpheli yabancıyla bağlantılı bilginin ele geçirilmesinin aramanın “temel hedefi” olduğunu belirtmek zorunda değillerdir.10 Böylece yasa, bu bireyin terörizmle az ya da çok bağlantılı olduğu şüphesi olması temelinde, yabancı ya da ABD yurttaşı herkesin evinin gizlice aranmasına izin vermektedir.

Federal bir yargıcın ya da başka bir yargı bölgesinden bir yargıcın söz konusu edilen IP numarasını belirlemeksizin herhangi bir elektronik bağlantıdan gelen ve giden verilerin kaydedilmesine izin vermesini sağlayan 216. madde de sürekli hale gelmiştir. İzin ABD toprakları üzerindeki herhangi bir yerden çıkartılabilir.

216. madde ayrıca gelen ve giden telefon aramalarının sayılarına ulaşım kriterlerini de değiştirmektedir. Ajanın sadece bilgi almanın amacının “işlenmekte olan bir suçun soruşturulmasıyla ilgili” olduğunu belirtmesi gereklidir. Bunun için gerekli sayılan kanıt düzeyi maddenin ilk önerildiği biçiminde, “bir suçun işlenmiş olduğu ya da işlenme noktasında olduğu” biçimindeki mevcut kapsamından daha az kısıtlayıcıdır.

216. madde engellenmiş mesajların içeriğinin ele geçirilmesine izin vermemektedir. Telefon mesajlarının içeriği gelen ve giden bağlantı verilerinden ayrı tutulurken, bu durum elektronik mesajlar için geçerli değildir. Bu bilgi “paketler” halinde iletilmektedir. Engellemeyi gerçekleştirmekte olan, ilkesel olarak iletişim verilerini içerikten ayırt etmekten sorumlu olan FBI ya da bir başka idari organdır. Bir başka deyişle, ajanların verileri okuyup içeriği görmezlikten gelmeleri beklenmektedir. Bu federal ajanlara tanınmış sahici bir boş senettir. Ajanın, yetki elde etmek için tek yapması gereken, bilginin elde edilme amacının “işletmekte olan bir suçun soruşturulmasıyla bağlantılı” olduğunu belirtmektir. Yargıç, söz konusu prosedürle aynı fikirde olmasa bile, ajanın sertifikasyonunu alır almaz yetkilendirmeyi vermek zorundadır.

İstisna Hali mi Diktatörlük mü?

Cezai araştırmaları ile casusluk soruşturmaları arasındaki sınırların ortadan kaldırılması yargısal yetkinin yürütme gücüne, özellikle de polise tabi kılınmasına önemli katkılarda bulunmaktadır. Açık seçik bir biçimde tüm güç yetkilerinin idarenin ellerinde yoğunlaşması durumu ortaya çıkartılmaktadır. Başkan, 11 Eylül sonrasında, savaş durumu bağlamında, tam yetki talep etti. Ancak, Vatansever Yasası Yeniden Yetkilendirmesi tarafından nihayet benimsenen yasal biçim, 2001 Haziran ayında Temsilciler Meclisi tarafından kabul edilen ilk versiyonun tersine, diktatörlükten ziyade bir istisna hali olmaya devam etmektedir. Senato’nun direnişi, FBI ve hükümetin yetkilerini gerçekten zayıflatmaksızın, yargısal denetim ve başvurular açısından belirli olasılıkları korumuş ve devreye sokmuştur. Üstelik, 2005 Haziran tarihli Temsilciler Meclisi’nde verilen oylar on yıllık bir uzatmadan yanayken, en tartışmalı iki madde yeni bir dört yıllık dönem için uzatılmış durumundadır.

215. madde 2010 yılına kadar uzatıldı. Bu madde FBI’nin, mahkemeden alınmış gizli bir yetkilendirme yoluyla, soruşturmacıların araştırmanın terörizm ya da yabancı bir güçle bağlantılı olgulara dayandığını göstermesini gerekli kılmaksızın, tıbbi verilere, banka hesaplarına, kütüphane dolaşım verilerine ya da “herhangi bir elle tutulabilir şeye” ulaşmasına olarak tanımaktadır. Hiç kimse bu tür bir bilginin açıklandığını ortaya çıkarma hakkına sahip değildir. 215. Madde “kimse bir başkasına FBI’nin bu madde altında ‘elle tutulabilir şeyler’ elde etmek istediğini ya da ettiğini açıklayamaz” diye belirtmektedir. Maddenin yeni versiyonu bu belirlemeyi bir yıllık bir bekleme döneminin ardından sorgulamayı olanaklı kılmaktadır. Yani böyle bir duruma tabi kılınan herhangi birisi için bu türden bir “konuşma yasağına” karşı çıkmaya yönelik resmi süreç sağlanmıştır. Bu tür bir birey FISA yargıcına11 açıklamada bulunulmaması zorunluluğunu değiştirmesini ya da iptal etmesini istemek üzere başvurma hakkına sahiptir.12 Ancak, hükümetin de bu tür bir istemi ulusal güvenlik nedenleriyle çiğneme hakkı vardır. Böylece yeni yasa bu “konuşma yasaklarını” değiştirmeyi pratikte neredeyse imkansız hale getirmektedir.

Adalet bakanlığı daima Vatansever Yasası’nın 215. maddesinin asla kütüphane kayıtlarını elde etmek için kullanılmadığını söylemektedir. Ancak, 2001’den bu yana, federal ajanlar ya da yerel polis bu tür kayıtlardan elde etmek üzere kütüphanelere gitmiş, bunların 178 tanesi FBI ajanları tarafından elde edilmiştir. Bu istemlerin gerçek sayısı daha da yüksek olabilir, çünkü Vatansever Yasası söz konusu kurumlar tarafından yapılacak her türlü açıklamayı yasadışı kılmaktadır.

206. madde de dört yıllığına uzatılmıştır. Bu madde “nomad” bağlantıların kullanılması yetkisini tanımaktadır. FBI ajanları iletişim gözetim araçlarını yerleştirmeye yönelik yetkilendirmeyi elde etmek için şüphelinin kimliğini belirlemek zorunda değillerdir. Hedef alınan bireyin mahallesindeki tüm telefonlara ya da akrabalarının telefonlarına “açık” bir bağlantı yerleştirilmektedir. Gözetim altındaki bireyim bu telefonları kullandığını kanıtlamak bile gerekli değildir. Bu da bu önleme neden “John Doe” [sokaktaki adam; ç.n.] bağlantısı denildiğini açıklamaktadır. Söz konusu kimse gözetime tabi kılınmadan önce belirlenmek zorunda olmadığı için, hükümet, herhangi bir kimsenin telefonunu, bu kimsenin şu ya da bu biçimde, yabancı bir güçle, terörizmle ya da herhangi bir suç eylemiyle bağlantılı olduğunu göstermek zorunda olmaksızın, yasal olarak izleyebilir.

Vatansever Yasası’ndan önce, “nomad” bağlantılar yalnızca, terörizm davaları dahil, ceza soruşturmalarında kullanılıyordu, ama istihbarat soruşturmalarında kullanılmalarına izin verilmiyordu. Bir ceza soruşturması mahremiyetin korunmasını garanti altına alan bir dizi önlemi içerir. Böyle bir bağlantı gözetim altındaki kimsenin ya da gözetim altına alınacak telefonun kimliğini belirlemelidir. Hükümet, bir cihazdan bir diğerine sıçramak için, izinle belirlenmiş olan gözetim hedefinin cihazı halihazırda kullanmakta olduğunu kesin olarak göstermelidir. Vatansever Yasası ile birlikte, “nomad” bağlantılar bu tür koruyucu önlemleri içermeyen FISA soruşturmalarında görülen biçimlerdeki bilgi toplamaya yetkili kılınmıştır.

Vatansever Yasası’nın 102. bölümünde yapılan yeniden yetkilendirme, 2004 tarihli İstihbarat Reform ve Terörizm Önleme Yasası’nın 6001. Bölümü’nü de genişletmiştir.13 Bu bölüm de terörist olduklarından şüphe duyulan izolasyon altındaki kimselerin gözetimi yetkisini tanımaktadır. Bu kimseler “yalnız kurtlar” olarak adlandırılmaktadır. Uluslararası terörizmin parçası olmakla birlikte yalnız hareket ederler. Bu madde “uluslararası terörizm”le uğraşan ya da “terörist eylemlere hazırlanan” kimseleri de dahil ederek, “yabancı bir gücün ajanı” kavramını yeniden tanımlamaktadır. Böylece yabancı bir gücün ajanı sayılmak için, böyle bir güçle temas içinde bulunmak gerekli değildir. Bu madde ABD yurttaşı olmayan kimseler için geçerlidir.

Vatansever Yasası’nın yeniden yetkilendirilmesi yasal anlamda bir istisna halini muhafaza ederken, yasanın ilk versiyonunun Temsilciler Meclisi tarafından 2005 Haziran ayında büyük bir çoğunlukla kabul edilmesi sırasında, yönetime yarı sürekli bir biçimde bahşedilmiş olan yasal yetkiler konusunda son derece zayıf bir bilincin mevcut olduğunu hatırlamak önem taşımaktadır. Yazılı yasa düzeyinde bir diktatörlük ya da bir başka deyişle sürekli ve genel bir istisna hali oluşturmak, yönetimin sabit bir hedefi olmaya devam etmektedir. Vatansever Yasası’nın yeniden yetkilendirmesine giden sürecin de gösterdiği gibi, başlangıçtan itibaren, geçici önlemlerin sürekli hale gelmesi beklenmiştir. Önerilen 2. Vatansever Yasası nüfusun, yabancılar gibi özgün kategorilerine uygulanabilir olan istisnai önlemlerin yurttaşlar dahil herkese doğru genişletilecek biçimde tasarlandığını açıkça ortaya koymuştur.14

Notlar

1. Kate Martin, “Why Section 203 and 905 Should be Modified,” American Bar Association’s Patriot Debates, http://www.patriotdebates.com.
2. Jamie E. Brown tarafından verilen yanıtlar, Acting Assistant Attorney General, Mayıs 13, 2003, House Judiciary Committee dosyasıyla birlikte.
3. Authorization for Use of Military force, Pub. L. 107-40, 1–2, 115 Stat. 224.
4. “USA Patriot Act Sunset,” Electronic Privacy Information Center, http://www.epic.org.
5. H.R. 3199, son biçim, http://thomas.loc.gov.
6. Associated Press, “Senators Question Terrorism Inquiries,” Washington Post, 7 Kasım 2005, http://www.washingtonpost.com.
7. House Report 109–333 USA Patriot Improvement and Reauthorization Act of 2005, Sec. 605, http://thomas.loc.gov.
8. Paul Graig Roberts, “Unfathomed Dangers in Patriot Act Reauthorization,” 24 Ocak 2006. Arşivler için bakınız http://antiwar.com.
9. “USA Patriot Act Sunset,” Electronic Privacy Information Center, http://www.epic.org.
10. “Memo to Interested Persons Outlining What Congress Should Do About the Patriot Act Sunsets,” ACLU, 28 Mart 2005, http://www.aclu.org.
11. Adalet bakanı tarafından atanan on bir yargıçlı gizli bir mahkeme.
12. USA Patriot Act Additional Amendments Acts of 2006 (s.2271), 17 Şubat 2006.
13. Intelligence Reform and Terrorism Prevention Act of 2004; “Lone Wolf” Amendment to the Foreign Intelligence Surveillance Act, http://www.fas.org.
14. Domestic Security Enhancement Act of 2003, http://www.eff.org.

Türkçe Monthly Review

Jean-Claude Paye, devletin yargı biçimlerindeki dönüşümleri inceleyen Belçikalı bir sosyologdur. Bu konu hakkında birçok makale ve iki kitap yayınlamıştır. Bu kitaplar birçok Avrupa diline çevrilmiş olan Vers un Etat policier en Belgique? (Belçika’da polis devletine doğru mu? – EPO, 2000) ve La fin de l’Etat de droit (Hukuk devletinin sonu-La Dispute, 2004) isimli kitaplardır. Bu makaleyi Fransızca’dan James H. Membrez çevirmiştir.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: