Archive for the ‘Eğitim’ Category

Eğitim neye yarar

Fikret BAŞKAYA

Her tarihsel dönemde ve her toplumda bir “eğitim sistemi” bulunur, söz konusu eğitim sistemi, geçerli egemenlik ilişkilerini, toplumsal hiyerarşiyi, toplumsal kutuplaşmayı, eşitsizlikleri yeniden üretip, devamlılığını sağlama işlevi görür. Eğitim, okul, eğitilmiş insan, uzman, uzmanlık, vb. mutlaka “olumlu bir şey” olarak sunulur ve ekseri öyle de sanılır. Oysa, herşeyde olduğu gibi, eğitimin de çelişik veçheleri olan bir süreç olarak anlaşılması gerekir… Bugün dünyada geçerli “eğitim sistemleri” kapitalist üretim tarzının bir gereği olarak ortaya çıkmıştır. Kapitalizm öncesi dönemde bugünkünden farklı bir “eğitim sistemi” vardı. Söz konusu eğitim sistemi, tarıma dayalı egemenlik ilişkilerini meşrulaştırma ve yeniden üretme işlevine koşulmuştu. İster kapitalist, isterse prekapitalist dönemlerin “eğitim sistemleri” olsun, eğitimin amacı, egemen sınıfın egemenliğini, dolayısıyla sınıfsal çıkarları gerçekleştirmek, yeniden üretip devamlılığını sağlamaktır. Okumaya devam et

Beyin Göçü / Erozyonu

Beyin göçü iyi eğitim görmüş, kalifiye ve yetenekli işgücünün yetiştiği az gelişmiş/gelişmekte olan bir ülkeden gelişmiş bir ülkeye akışı/göçü olarak tanımlanabilir. Kıt ve sınırlı kaynakları ile yetiştirdiği değerli beyinleri kaybeden az gelişmiş/gelişmekte olan ülkelerin beyin göçü nedeni ile gelişmeleri daha da yavaşlarken, gelişmiş ülkelerin yetişmiş beyinlere daha yüksek ücret ve daha iyi olanaklar sağlaması ile gelişmeleri daha da hızlanmaktadır. Beyin göçü ülkeler arasındaki gelişmişlik farkının daha da artmasına neden olmaktadır.
Beyin göçü 1960’lı yıllarda başlamış olup, önce doktorlar, mühendisler ve sonra bilim adamları arasında yaygınlaşmıştır. Beyin göçü iç ve dış beyin göçü olarak ikiye ayrılabilir. Ülke içindeki beyin göçüne iç ve ülke dışına olan beyin göçüne ise dış beyin göçü adı verilir. Ülkemizde iç beyin göçü çoğunlukla devlet sektöründen özel sektöre olmaktadır. Örneğin Devlet Üniversitelerinden Vakıf Üniversitelerine Öğretim Üyesi erozyonu veya devlet dairelerinden yetişen elemanların özel sektöre geçişi iç beyin göçü olarak adlandırılabilir. İç beyin göçünün ülke açısından pek fazla zararı yoktur. Dış beyin göçü ise iyi yetişmiş yetenekli işgücünün gelişmiş ülkelere akışı şeklinde algılanabilir ve ülkeye zararı çok büyüktür. Okumaya devam et

Demokrasi ve Eğitim*

Noam Chomsky

Laloya Üniversitesi Konuşması, Ekim 1994

Bana önerilen ve benim de konuşmayı memnuniyetle kabul ettiğim başlık “Demokrasi ve Eğitim”dir. Demokrasi ve eğitim ifadesi geçen yüzyılın seçkin düşünürlerinden birinin hayatı, eserleri ve düşüncelerini akla getiriyor hemen: hayatının ve düşüncelerinin büyük bölümünü bu meseleler dizisine adamış olan John Dewey’i. Sanırım burada ona özel bir ilgim olduğunu itiraf etmem gerekiyor. Çok çeşitli nedenlerden dolayı, onun düşüncelerinin çocukluk yıllarımdan beri –hatta, burada değinmeyeceğim ama gerçekten varolan birçok nedenden dolayı, iki yaşımdan beri- benim üzerimde çok güçlü bir etkisi olmuştur. Dewey, hayatının büyük bölümünde, anaokulu eğitimindeki reformların sosyal değişim için başlı başına önemli bir araç olduğunu (ancak daha sonraları bu konuda daha şüpheci davranmıştır); bu reformların, daha adil ve özgür bir toplumun yolunu açabileceğini ve kendi tabiriyle “üretimin nihai amacının mal üretmek değil, birbirleriyle eşit bir şekilde ilişki kuran özgür insan üretmek” olduğunu düşünüyordu. Okumaya devam et

İfade Özgürlüğü Bağlamında Çevirmenin Konumu *

Av. Turgut Ağar

İfade özgürlüğü ve bu özgürlüğün sınırları konusuna geçmeden önce, herhangi bir eserde bulunan suç unsurlarından dolayı çevirmenin de yargılanıp yargılanamayacağı ve cezalandırılıp cezalandırılamayacağı sorusuna yanıt aramak gerektiğine inanıyorum.

Bu soruyu yanıtlayabilmek için, öncelikle, çevirinin bir eser olup olmadığı ve çevirmenin de eser sahibi olup olmadığı ve eser sahibi olarak kabulü halinde, orijinal eserin içeriğinden ne ölçüde sorumlu tutulabileceği sorularını yanıtlamamız gerekiyor. Okumaya devam et

Chomsky’nin demokrasi-için-eğitimi: aydınlatıcı zihinsel gelişim

C.P. Otero

Noam Chomsky’nin Ocak 2007’de BGST Yayınları tarafından yayınlanacak olan “Demokrasi ve Eğitim” adlı kitabının Önsöz’ü

Önsöz

Demokrasi ve eğitim Noam Chosky’nin eserlerinin merkezinde yer alan konulardır. Bu da pek şaşırtıcı değildir. Her ikisi de öğretmen olan ebeveynleri, evde son derece uyarıcı ve düşünmeyi teşvik edici bir ortam sağlamış ve onu iki yaşından on iki yaşına kadar, yani yaklaşık olarak 1931 başlarından 1943 yılına kadar, Temple Üniversitesi tarafından işletilen Deweyci bir deneme okuluna (Oak Lane Country Okulu’na) göndermiştir.1

(Evde ve okulda yaşadığı) birbirini tamamlayan bu iki eğilim, belki de Chomsky’nin hayatındaki en belirleyici deneyimler olmuştur. Bugün dahi o deneyimlerini canlı bir şekilde ve sevgiyle hatırlamaktadır. Gittiği lisenin, yaşadığı yer olan Philadelphia’daki en iyi lise olarak kabul edilmesine karşın, lisedeki yılları hakkında pek bir şey hatırlamamaktadır (kendisinin de kolayca görülebilen bir hoşnutsuzluk içerisinde ısrarla söylediği gibi “hayatındaki bir kara deliktir”). Lisans eğitimini aldığı (ve ilk lisansüstü çalışmasını yaparak tamamladığı) Pennsylvania Üniversitesi’ndeki deneyimlerine bakıldığında, okula girdikten yaklaşık bir iki yıl sonra okulu bırakma noktasına gelmiştir. Bu noktada, onun siyasi görüşlerini paylaşan seçkin bir dilbilim profesörü (Zellig Harris) ile ilişkisi imdada yetişmiştir. Bundan sonrasını da, dedikleri gibi, zaten tarih yazmaktadır. Okumaya devam et

BUGÜN VE GELECEKTE EĞİTİM

İki Ekonomi Masalı
Michael Albert
18 Mayıs 2004

Eğitim hakkında düşünmek iki geniş referans çerçevesi gerektirir; ki bu da sırasıyla iki araştırma yaklaşımına yol açar.

Eğitimin bir kısmı bireye has ve ona yöneliktir. Öğrenciden başlayarak eğitim hakkında düşündüğümüzde, bilgi ve beceriler iletme ile öğrencide yeteneklerin geliştirilmesini inceleriz. Öğretilen şeyin gereklilikleri, öğrencilerin özellikleri ve öğretmenlerin yetenekleri gözönüne alındığında, öğrencileri eğitmenin en iyi yolunun ne olduğunu sorarız.

Fakat eğitim bir kısmı da bağlamsal ve toplumsaldır. Toplumdan hareket ederek eğitim hakkında düşünmeye başladığımızda, toplumun ihtiyaçlarını göz önüne alarak bilgi ve beceri iletimi ile yeteneklerin geliştirilmesi sürecini inceleriz. Öğrencileri toplumun hedeflediği şeylere uygun olarak eğitmenin en iyi yolunun ne olduğunu sorarız. Okumaya devam et

Cehalet Üzerine

George Orwell

Kutsal degerlerin anasi nedir? Ahlak? Din? Sevgi? Onur? Hiçbiri… Tüm kutsalliklarin anasi cehalettir .

Cehalet olmasaydi kutsal degerler olmazdi; kutsallik ancak cehaletle mümkündür. Inanci mümkün kilan da cehalettir, bilge insan süphecidir. Insanlarin cehalete yatkinligi bilgisizligin ötesinde bir “cehalet istemi”ne varir. Okumaya devam et